Erciyes Türk Dünyası Kurultayı (Arşiv Ana sayfa) => Kurultay Hakkında Yazılanlar

Konu: Erciyes Zafer Kurultayı ve Devlet Bahçeli'ye Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği

Sayfa: [ 1 ] 2

tckay1 10.07.2008 15:46:18
04.07.2008

Erciyes Zafer Kurultayının, bu yıl iptal edildiğine dair haberin basında duyulmasıyla birlikte kadrolu Bahçeli ve MHP muhalifleri bir anda atağa geçerek yaylım ateşine başladılar. Sevgili okurlar, hemen yazımın başında şu hususu belirtmek isterim ki parti yönetimine ve liderine muhalif kişi ve grupların olması demokratik ortamda gayet doğaldır. Demokratik kuruluş olan partilerde parti programını, politikalarını ve liderini beğenmeyenler olabilir ve bu kişilerin fikri ve siyasi ortamlarda eleştirilerini ortaya koymaları hem demokrasimiz hem de partilerimiz için sağlıklı bir davranıştır. Ancak, bu eleştirilerin bir fikri ve ahlaki seviyesinin de olması gerekir.

Erciyes Zafer Kurultayının iptali vesilesiyle birtakım internet sitelerinde ve yazılı basınımızın bazı mahfillerinde hızlı ve acımasız bir Bahçeli saldırganlığı başlamış, kadrolu Bahçeli ve MHP eleştirmenleri haberin içeriğini tam anlamadan balıklama dalmışlardır. MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli hakkında seviyesi düşük ve komplo teorileri ile örülmüş yazılar kaleme alan bu şahıslar, yazılarında ve sitelerinde akılları sıra ülkücü hareketi ve milliyetçi camiayı MHP yönetimine karşı kışkırtma cesaretini de kendilerinde bulmuşlardır.

Sevgili okurlar, Erciyes Kurultayının iptalinden büyük ve sansasyonel komplo teorileri üreten bu çok üretken şahsiyetler bilerek veya bilmeyerek MHP'nin rakibi siyasi partilere destek olmaktadırlar ki işin asıl üzücü yanı budur. Bu köşe başı ülkü devleri hem kendi fikri mesailerini hem de camianın düşünce dünyasını boş komplo teorileri ile meşgul etmeyi büyük bir başarı ve prestij gördüklerinden olsa gerek en ufak Bahçeli haberlerine mal bulmuş mağribi misali atılmaktadırlar. Tabi bu tip saldırılar en fazla milliyetçi camiayı zayıflatmakta, rakiplerini ise sevindirmektedir.

Bir AKP'li vekilin “MHP'deki acımazsız ve kıyıcı muhaliflerin onda biri bizde olsaydı ne biz ayakta kalabilirdik ne de Erdoğan” sözü gerçekten çok manalıdır. En son Erciyes Zafer Kurultayı iptali sonrası muhalif denilen bazı şahsiyetlerin oluşturdukları hava, yukarıdaki acımasız ve kıyıcı atmosferin en iyi örneğidir. Alparslan Türkeş'in mirasından, parti, ocak töresinden ve geleneklerinden bahseden ve Sayın Bahçeliyi gelenek yıkıcılıkla suçlayan şahıslar eminim Alparslan Türkeş'in diğer miraslarını da hareket içinde oluşturduğu gelenekleri de çok iyi hatırlıyorlardı. Ancak kaleme alınan haberlerden ve yazılardan anlaşılmaktadır ki bu kişiler töreleri ve gelenekleri çoktan unutmuşlar, anarşik bir Özgürlük çerçevesinde sonucunun nereye gideceğini umursamadan fikir beyan etmektedirler.

Erciyes Zafer Kurultayına Milliyetçi Hareket Partisinin iktidar olduğu dönem dışında bir kez olsun katılmayan, katıldıkları kurultayları da protokolde oturup sigaralarını tüttürerek takip eden, bazı eski bakan ve milletvekillerinin bu olay üzerine gelenekten bahsetmelerini ve sağa sola beyanat vermelerini bir türlü anlamlandıramıyorum. Acaba bu şahsiyetlerden kaç tanesi Alparslan Türkeş döneminde Tekir Yaylasında onunla yan yana, omuz omuza olmuşlardır ki şimdi Alpaslan Türkeş'in mirasından ve geleneğinden bahsetmektedirler. Yine gelenekten, ahde vefadan ve mirastan bahseden bu şahsiyetlere sormak isterim kapı kapı parti dolaşmayı hangi ülkücü geleneğe, hangi Alparslan Türkeş mirasına bağlamaktadırlar? Seçimlerin öncesinde sırf kişisel intikam duygularını tatmin etmek için MHP'nin karşısında bir başka partiden aday olmak da mı bir Alparslan Türkeş mirasıdır?

Sevgili okuyucular, İvan Pavlov'un şartlı refleks kuramındakine benzer şekilde Devlet Bahçeli ve MHP Yönetimine saldırmak için şartlanmış olan bazı köşeli şahsiyetlere de son olarak şunu tavsiye etmek istiyorum. Saldırılarınızı anlamlı kılabilecek daha gerçekçi konular bulunuz.


___________________________________
Oğuzhan ALPARSLAN / Ortadoğu Gazetesi


 

tckay1 10.07.2008 15:47:43
Yo-rum-suz...

BAŞKAN 10.07.2008 16:00:35
Güzel bir yazı.

TURAN 10.07.2008 16:07:49
Yazı güzel olmuş. Ancak bu ortamı oluşturanlara da iki satır yazsa idi daha da güzel olurdu. Ben pavlovu ve itini bilmem ancak bizden biri der ki “hırsızın hiç mi suçu yok”
Tüm Turan'a selamlar…

Deli Palta 10.07.2008 16:12:17
   Yazdım yazdım sildim.
   ......
   
   Vayyyy Bee.
   Boşuna deli olmamışım. İvan Pavlov'un şartlı refleks kuramı, köşeli şahsiyetler, Başka partiden aday olup, mirastan söz edenler....
   ......
   
   Hey gidi bizans seni herşeyinle fethetmişiz. Özellikle de entrika ve dalaverelerinle.
   .......
   Yazıya yorum yazamadım.
   .......

   Türk Milletinin, Kurultayın iptaline tepkisi demek ki yazarın penceresinden öyle görünüyor. Pencerede sorun olabilir...

BAŞKAN 10.07.2008 16:17:53
Bence pencerede degil problem, bakan gözde gibime geliyor...

tengiz 11.07.2008 02:06:20
Ozan Arif çok kızdı!
MHP yönetimini ağır dille eleştiren Ozan Arif, “Türkeş’in vasiyeti” gerekçesinin külliyen yalan olduğunu söyledi.
Ozan Arif, “Böyle pespaye, böyle bir gülünç bir nedenle kurultayı iptal ederek ve buna rahmetli Başbuğ’un ismini karıştırarak Allah’tan korkmadıklarını da gösterdiler. Partiyi de kapatmak isterlerse şaşırmam” dedi.

SELAM SANA ERCİYES
Erciyes seni artık cümle cihan biliyor
Sende olan kurultay zaferi müjdeliyor
Rüzgarından zaferin kokuları geliyor
Es Erciyes rüzgarı Bozkurt’un bağrına es
Selam size Bozkurtlar, selam sana Erciyes
Ozan Arif

TÜRKEŞ’İN YÂDİGÂRI KURULTAYIN İPTAL EDİLMESİNE OZAN ARİF’TEN SERT TEPKİ:

Bu ihanete seyirci kalınamaz
Kurultayın iptalinin,merhum Türkeş’in vasiyeti olduğu uydurmasına hiç kimsenin inanmadığını belirten Ozan Arif, “Ülkücüler, ihanet karşısında bigâne ve seyirci kalamaz” dedi

MHP’nin efsanevi lideri merhum Alparslan Türkeş’in Türk Milliyetçilerine mirası olan Erciyes Zafer Kurultayı’nın iptal edilmesine tepkiler giderek büyüyor. Sanatçı Ozan Arif de, Kayseri’nin Tekir Yaylası’nda düzenlenen kurultayın iptaline sert tepki gösterdi. Erciyes’in fikir babasının, dönemin Kayseri İl Başkanı Cihan Metin olduğunu kaydeden Ozan Arif, “Erciyes Zafer Kurultayı’nı yapmamak için külliyen yalan bir neden ortaya koydular. Rahmetli Başbuğ’un böyle bir vasiyeti olmuş olsaydı her halde en yakınında olanlardan biri olarak ben de duyardım” dedi.

İptal beni çok üzdü
Kurultayın iptal edilmesinin kendisini çok üzdüğünü dile getiren Ozan Arif, şöyle devam etti: “Almanya’da ve Avrupa’nın değişik yerlerinde çalışan bir çok gurbetçi izinlerini bile bu kurultayın tarihlerine göre ayarlıyordu. Türkiye’den binlerce insan buraya geliyor. Rahmetli Alparslan Türkeş, ayağında varis çorabıyla dağa yürüdü. Ayaklarına masaj yaptırır, dizlerini sardırır yine de buraya gider, dağa yürürdü. Bunları yapmış bir insanının 18 Türk Devleti için yapın daha sonra yapmayın diye bir vasiyeti olduğu uydurmasına kim inanır. Bu reddi miras değil, bir ihanettir” dedi.

Yönetim sahip çıkmadı
Mevcut yönetimin Türk kurultaylarına da sahip çıkmamasını da eleştiren Ozan Arif sözlerini şöyle sürdürdü: “Rahmetli Alparslan Türkeş’in bir diğer emaneti de Türk kurultaylarıdır. Mevcut MHP yönetimi bu kurultaylara da sahip çıkmadı. Türkeş, gurbetçilerden para topladı, yine de bu kurultayları yaptı. Sonunda ne oldu, Türk kurultaylarını yapmak kendini Türk değil, Türkiyeli olarak görmek isteyenlere kaldı. Şimdi bu kurultayları onlar düzenliyor. Böyle güzel bir organizasyona bile sahip çıkamadılar”

Devlet Bahçeli’yi suçladı
Yaşanan bu gelişmelerin işaretinin, geçen seneki kurultayda verildiğini ifade ederek, MHP lideri Devlet Bahçeli’yi eleştiren Ozan Arif şunları kaydetti: “Zaten, geçen yıl ki kurultaya gitmeyerek verdiler. Bu kurultaya ben de gidemedim. Çünkü gittiğimiz zaman olanlar belli. Gidenlere neler yaptıkları ortada. Ülkücüler arasında kötü olaylar yaşanmasın diye bizler kurultaya gitmedik. Benim kurultay alanına gidip sahne alıp almamam hiç önemli değil. Ben, kurultay alanında bir köşede oturup o heyecanı yaşamasını da bilirim. Ancak ona da izin vermediler. Erciyes Zafer Kurultayı’nın iptal edileceği sinyalleri aslında 57. Hükümet döneminden bu yana geliyordu. Sanatçılar sahneye çıktığında binlerce insan sahnenin etrafında toplanıyordu. Devlet Bahçeli kürsüye geldiğinde ise insan sayısı azalıyordu. Devlet Bahçeli o yerin kemalini kaldırabilecek bir insan değil.”

İptal nedeni çok gülünç
Kayseri İl Başkanı’nın yaptığı açıklamayla okların gideceği hedefi korumaya çalıştığını belirten Ozan Arif, “Gurbetçiler Kayseri İl Başkanlığı’nı arıyor, ’neden iptal edildi’ diye soruyor aldıkları cevap ise ’Vallahi biz emre uyuyoruz’oluyor. Böyle pespaye, böyle bir gülünç bir nedenle kurultayı iptal ederek ve buna rahmetli Başbuğ’un ismini de karıştırarak Allah’tan korkmadıklarını da gösterdiler. Milletin sabrının tükendiğini görerek, kasaba kurnazlığına kaçıyorlar, bunun için de açıklamayı Kayseri İl Başkanlığı’na yaptırıyorlar” diye konuştu.

Bunlar MHP’yi de kapatır
MHP yönetiminin iki kademeli bir hatanın içerisinde olduğunu ifade eden Ozan Arif, “MHP’nin mevcut yönetimi ilk olarak Ülkücüleri partiden uzaklaştırdı, ikinci olarak ise ’merkezin ortasındayız’ diyerek MHP’nin felsefesini bitirmek istiyor. Devlet Bahçeli geçtiğimiz senelerde ’MHP’nin vizyonu ve misyonu değişti’dedi, bu sözlerin üzerinde kimse durmadı. Yakında ’Başbuğun vasiyeti’ diye partiyi de kapatmak isteyecekler, böyle bir şey olursa şaşırmamak gerekir. Fare deliğinden fil geçirmeye çalışıyorlar. Yeri gelmişken hatırlamakta fayda var; 3 Mayıs Türkçülük Günü’nü de Milliyetçilik Günü diye sulandırdılar ama ona bile doğru düzgün organizasyon gerçekleştirmediler” dedi.

Ülkücüler zulmü affedemez
Felaketin açmadığı gözün kör olmaya mahkum olduğunu ifade eden Ozan Arif “Ayak oyunları ile bir yere gelenlerin ülkücü yüreklerin bir araya gelmesinden korkması kadar doğal bir şey yoktur. Kargadan da bülbül sesi beklemem. Ancak bunun görmeyen Ülkücülere bu bile az, bunu da söylemek isterim. Ülkücü ihanet karşısında bigane ve tarafsız kalamaz. Kendilerine yapılan zulmü affedebilirler, ancak ülkücü harekete yapılan zulmü affedemezler. Vurdumduymazlık, bigânelik, hatta yeri geldiğinde merhamet Ülkücü harekete ihanettir. Hiçbir tepki göstermeyen ülkücü ’Ozan Ülküdaşız’ demesin. Ülkücü hareketi, ülküsüz yüreklere teslim edenler sonradan dizlerini dövmesinler” diye konuştu. Tekir Yaylası’ndaki kurultayın Ülkücülerin yediği atıklardan dolayı çevre kirliliğine yol açmadığını, oraya gelen samimiyetsizlerin çevre kirliliği yarattığını da sözlerine ekleyen Ozan Arif, “Bu kararın tek olumlu yanı bu. Artık, samimiyetsizler çevre kirliliği yaratamayacak. Gerçek Ülkücüler ise kurultaya yine sahip çıkacaklar” dedi.

Erciyes’in destanını yazmıştı
“Erciyes seni artık cümle cihan biliyor
Sende olan kurultay zaferi müjdeliyor
Rüzgarından zaferin kokusu geliyor
Es Erciyes rüzgarı Bozkurt’un bağrına es
Selam size Bozkurtlar, selam sana Erciyes.”

“7’den 70’e bütün yürekler
Tutar nefesini ve O’nu bekler
Ceddin deden diye vurunca mehter
Başbuğ’un meydana girdiği yersin
Kalplerin birlikte vurduğu yersin.”
OZAN ARİF

Türklük ruhunun yaşatıldığı mekandı
Sanatçı Esat Kabaklı da, iptal kararını hiçbir şekilde anlamadığını söyledi. MHP’nin diğer partiler gibi olmadığını, Türk Milliyetçilerinin bir araya getirdiği ruh ile yaşayan bir parti olduğunu söyleyen Kabaklı, “Erciyes Zafer Kurultayı bize Başbuğumuzdan bir emanet, bir hatıraydı. Biz orada toplanarak onun seslenişini, onun gürleyişini yad ediyorduk. Bundan ne istediler. Konuşuyorum bölücü oldun diyorlar, konuşmuyoruz, içimizdeki durmuyor. Biz yine elbette ki MHP’liyiz, ama bizim Erciyes’imizden ne istiyorlar. Anlaşılır gibi değil.
Acı ve garip bir olay” dedi. İnsanların Erciyes’te bir araya gelerek Türklük ruhunu yaşattıklarını ifade eden Kabaklı, “Biz ruhla yaşayan bir partiyiz. Diğerleri gibi iktidara gelip köşe bucak kapalım diyen bir camia değiliz. Erciyes gibi büyük bir kurultayda partimizin tabanı ruh bulur. Bu ruh tüm Türkiye’yi sarar. Biz vatanı, milleti karşılıksız seven bir camiayız. Bunlarda bizim en önemli değerlerimiz. Bu değerler yaşamalı. Şimdi ne olacak? Kocayayla’yı da mı iptal edecekler? Erciyes’in ne suçu var?” diye konuştu.

Türkeş’in fikirleri açısından önemliydi
Aydınlık Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı İrfan Topçu, kurultayın Alparslan Türkeş’in fikirleri açısından önem taşıdığını vurguladı. Hiçbir zaman şekli değil, ancak fikri mirasların olabileceğini dile getiren Topçu, “Türkeş’in şekli değil, fikri mirasları söz konusudur. Kendisinin en önemli fikri mirası Türk dünyasının her anlamda muzaffer olmasıydı. Özellikle de Batı karşısında. Dolayısıyla esas miras buydu. Olaya bu açıdan bakıldığında Erciyes Zafer Kurultayı da önemliydi. Biz olayı basından takip ettik. Kararı il başkanlığının aldığı söyleniyor. MHP’nin karar verme yeteneği mi kaybolmuş acaba diye düşünmeden edemedik. MHP’nin içinde hoş olmayan organize bir hareketin olduğu kamuoyu tarafından da uzun zamandan beri seziliyor. Bunlar hoş şeyler değil” diye konuştu.

Değerli Türk Milliyetçileri,Ozan Arif bile darp edilirken sesini çıkartmayanlar bugün ozan arif'i erciyese çağırıyor.Erciyes bizim için ülkücüler için artık bundan sonra ''Çanakkale olmuştur''Elbette geleceğiz.Başbuğun emanetlerine sahip çıkacağız.

Ey Ülkücü Hareket! Uyan! Uyan! Uyan!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçen yıl Erciyes kurultayına katılmayarak, ülkücülerin bu güzel geleneğini ortadan kaldırma sinyalleri vermişti. Nitekim bu yıl, Kayseri MHP İl Başkanlığı, tarihteki 16 büyük Türk devleti ve KKTC için birer kurultay düzenlediklerini, böylece Türkeş’in vasiyetini yerine getirdiklerini, bundan sonra kurultayın yapılmayacağını bildirdi. Bahçeli ise yoğun eleştirilere, “Eleştirenlere sorun bakalım, Başbuğ Alparslan Türkeş’in mezarını bir kez ziyaret ederek Fatiha okumuşlar mı?” diye ilgisiz bir cevap verdi. Ancak Bahçeli, 2002 yılında Erciyes kurultayında “Kendisini Türk Milleti’nin birliği ve dirliğine adamış rahmetli Başbuğumuzun bizlere en güzel armağanlarından biri olan bu büyük şölen, hepinize kutlu ve uğurlu olsun.İnanıyorum ki, bu büyük buluşma, bu büyük kurultay ebediyen yaşayacak ve yaşatılacaktır. Bütün Türk milleti de ulu Erciyes’in eteklerinden dünyaya biz biriz, biz kardeşiz, biz buradayız diye hep haykıracaktır” dediğini unutmuştu! Demek ki, kurultayın iptal edilmesinin Türkeş’in vasiyeti ile hiçbir ilgisi yoktu. Aksine Türkeş, kurultayın ebediyen yaşatılmasını istemişti. Kurultayın iptalini eleştirenlerin Türkeş’in mezarına gidip gitmemesinin ise konuyla bir ilgisi yoktu. Fakat, her ölüm yıldönümünde Türkeş’in mezarını ziyaret etmekle MHP’nin tasfiye süreci arasında ters orantılı bir ilgi vardı. Çünkü, MHP bütün geleneklerinden, ideolojisinden koparılırken, Devlet Bahçeli, Türkeş’in mezarını ziyaret etmeyi hiç ihmal etmedi!


Bahçeli, MHP’nin tasfiye sürecini ilk olarak, “3 Mayıs Türkçüler Günü” nün adını “Milliyetçiler günü” olarak değiştirerek başlattı. Ve bu gün yapılan toplantıları asgariye indirdi. Bahçeli, ikinci olarak Alparslan Türkeş’in başlattığı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhurbaşkanı veya Başbakanı’nın himayesinde olmasına özen gösterdiği Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı’na engel çıkardı. Noel Baba Vakfı’na Tanıtma Fonu’ndan para verilmesini sağlayan Bahçeli, Türk kurultayı için ödenek tahsis etmedi. Başbakan Yardımcısı olarak yetki kendisinde idi. Bu engellemeye rağmen yapılan kurultaya ülkücülerin katılmasını önledi. Son kurultay, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın himayesinde yapıldı. Ona da karşı çıktı! Ardından yine Türkeş’in emaneti olan Ülkü Ocakları’nı kısmen kapattı. Bahçeli’nin asıl tasfiyesi, 57’nci hükümet döneminde partinin ideolojisi olan Türk Milliyetçiliğine aykırı, hatta Türkiye’ye büyük zararlar veren ekonomik ve siyası kararların, yasaların altına imzasını atması oldu. Ülke ekonomisi, ABD’nin gönderdiği Kemal Derviş’e emanet edildi, İMF’nin baskısıyla, Türk tarımını çökertecek 15 yasa, 15 gün içinde TBMM’den geçirildi. Bu arada Bahçeli, milliyet ve milliyetçilik tanımını da değiştirerek, vatandaşlık bağını esas almıştı. Halbuki, Türk Milliyetçileri, Ziya Gökalp’tan beri bütün dünya Türklüğünü esas alan bir milliyetçilik geliştirmişlerdi.



Yıllar önce, MHP’nin kendi çizgisinden koparak, milliyetçiliğin tanımını değiştireceğini, IMF politikalarına boyun eğeceğini, Türk kurultayına ve Erciyes kurultayına engel olacağını, geliştirmesi gereken Ülkü Ocakları’nı pasifize edeceğini birisi iddia olarak ortaya atsaydı, buna kimse inanmaz, “komplo teorisi” yorumu yapılırdı. Fakat MHP’nin adının ve ambleminin değiştirilmesinin bile Bahçeli tarafından gündeme getirildiği biliniyor. Enis Öksüz’ün bu yöndeki açıklamasına Bahçeli bugüne kadar cevap verememiştir. Önümüzdeki dönemde MHP’nin adı ve amblemi değişirse kimse şaşırmasın! Zaten Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve kültürel açıdan işgal edildiği bir dönemde, ülkücülerin sessiz kalmasını sağlayan Bahçeli, ülke gündeminin en gergin olduğu bir zamanda Meclis’te parti grubunda yaptığı haftalık konuşmasını bile iptal ederek, parti teşkilatlarına “İlinizde herhangi bir gerginlik, olay çıkarsa o gün partiyi kapatın” talimatı vererek, partiyi fiilen kapatmış durumdadır. Zaten Bahçeli, Meclis’te bulunduğu son dönemde ülkücülere göstermediği sevgi ve saygıyı, DTP’lilere ve Hasip Kaplan’a göstererek, hatta o gün birisi Osmaniye’den olmaz üzere teröre dört şehit verilmişken “Meclis’in renklerini tamamlayalım” diyerek, MHP’yi MHP olmaktan tamamen çıkarmıştı. Bahçeli, “çiçek bahçesi” diyerek, Türkeş’in karşı çıktığı mozaik edebiyatını da parti felsefesi haline getirmişti.


Bu durumda bile ülkücülerin ses çıkarmadan Bahçeli’yi izlemesi, bir sürece yayılan kimliksizleştirme politikasının sonucudur. Kitleler, olumsuz yönde atılan adımlara “kurbağa haşlama” yöntemi ile alıştırılmıştır.
Ey ülkücü hareket!
Uyan! Uyan! Uyan!

ülküdaş 11.07.2008 02:52:59
Yazının içeriğine diyecek bir şeyimiz yok.Gerçekten bizler için önemli olan lider,teşkilat ve doktrin değil mi ? Bunlara sahip çıkmak her ülkücünün  görevi olmalı.Bazı kararları beğensekte beğenmesekte dışarıya karşı birlik ve beraberliğimizi göstermeliyiz.Kol kırılır yen içinde kalır ,selam ve dua ile Allah'a emanet olunuz.

BAŞKAN 11.07.2008 03:30:26
Ve BÜTÜN TÜRKLER BİR ORDU, Birbirimize her zamankinden çok hoşgörülü olmalı, dinlemeli ve anlamaya çalışmalıyız...

11.07.2008 05:00:15
ERCİYES ZAFER KURULTAYININ YAPILMASINI ÖZELLİKLE İL TEŞKİLATI TARAFINDAN YAPILMASINI İSTEYENLERDENİM. HA YAPILMAZSA NE OLUR ŞU OLUR; HER YIL ERCİYESE ÇELİKLEŞMEYE GİDEN ÜLKÜCÜLER ARTIK ÇELİKLEŞEMEZ ANCAK DEMİR HALİNE GELİR. DEMİRDE EĞİLİP BÜKÜLEBİLEN BİR YAPIYA SAHİPTİR. İŞTE SİZ AANLAYIN ARTIK GERİSİNİ.

18.07.2008 05:51:34
 Ülküdaşlar,
 Kimse Sayın Bahçeli'ye saldırmıyor.Sadece Sayın Bahçeli'nin partinin başında bulunması nedeniyle bir görevi olduğunu ve bu görevini yapması gerektiğini hatırlatıyor.Sayın Bahçeli insan olarak iyi bir insan olabilir.Bunda hiç şüphe yok.Fakat inim inim inleyen milyonlarca insana hangi projeyi hazırladı? Milliyetçi-Ülkücü'leri tırpanlamak gibi bir misyonu yoksa,eleştirilere ve fikirlere açık olsun ve harekete geçsin.Kendisi bir BAŞBUĞ değil.Başbuğ olmak çok kolay değil.Tabutluklardan başlayan ve soluksuz ve son nefesine kadar kendini davasına adamak gerekiyor.Sayın Dr.Devlet Bahçeli başımızın tacı olsun yeterki kabuğunu kırsın.Bütün ülkücüleri kucaklasın.Partideki yol ve yordam bilmeyen yol arkadaşlarına yol versin.Ülkücüler kimsenin iktidar basamağı değil,kimsenin nefislerini galeyana getirecek bir unsur da değil.Ülkücü inandığı değerler için canını bile hiç çekinmeden veren fedai!  Saygılarımla,

özbozkurt 31.07.2009 03:35:19
Oğuzhan Alpaslan adlı kardeşimiz yazmış yazmışta,birazda fazla abartmış gibi geldi bana.Şimdi Devlet Bahçeliye kimse temelden düşman değilki.Obizim nerden bakarsanız bakın genel başkanımız.Ona karşı bir hakaret sözkonusu değil zaten.Yazılan çizilen sadece bir sitem etmektir.Onada düşen bu sitemlere kulağını kapatmamak,tabanımız ne diyor,ne istiyor,neden rahatsız?sorularını sormaktır.Kimse hatasız olamaz.O peygamberlere ait bir özellik ve lütuftur.Kalkıpta şimdi MHP'de herşey güzel gidiyor,diyebilmek için fazla saf olmak lazımdır.Kongre süreçleri başladı hemde sancılı olarak.Yakinen görüyor ve biliyoruz ki MHP'de misafirler,devşirmeler,evsahiplerine hükümran olmak istiyor.Ev sahiplerininde ayranı kabarıyor.İnanlarla inanmayanlar aynı safta olmak istemiyor.Mesele bu.Dahasıda çok varda geçelim.Birazda insaf bu yönüyle ele alınmalıdır.

özbozkurt 31.07.2009 03:35:31
Oğuzhan Alpaslan adlı kardeşimiz yazmış yazmışta,birazda fazla abartmış gibi geldi bana.Şimdi Devlet Bahçeliye kimse temelden düşman değilki.Obizim nerden bakarsanız bakın genel başkanımız.Ona karşı bir hakaret sözkonusu değil zaten.Yazılan çizilen sadece bir sitem etmektir.Onada düşen bu sitemlere kulağını kapatmamak,tabanımız ne diyor,ne istiyor,neden rahatsız?sorularını sormaktır.Kimse hatasız olamaz.O peygamberlere ait bir özellik ve lütuftur.Kalkıpta şimdi MHP'de herşey güzel gidiyor,diyebilmek için fazla saf olmak lazımdır.Kongre süreçleri başladı hemde sancılı olarak.Yakinen görüyor ve biliyoruz ki MHP'de misafirler,devşirmeler,evsahiplerine hükümran olmak istiyor.Ev sahiplerininde ayranı kabarıyor.İnanlarla inanmayanlar aynı safta olmak istemiyor.Mesele bu.Dahasıda çok varda geçelim.Birazda insaf bu yönüyle ele alınmalıdır.

AVŞARBEYİ 31.07.2009 04:45:04
Bizlere BAŞBUĞ'umuzun Yadigarı Ve Partinin Birlik,Beraberlik Ve Gövde Gösterisi Olan Kurultaya İçerden Ve Dışardan Hangi Zihniyet,
Neden Engel Olmak İstiyor,
Acaba Emelleri Nedir Bu İnsan..?ların...?

E Hadi Dışardakileri Anladık,
Ama Ya İçerdekiler,
Onlar Kimin Kılıcını Sallamakla Meşguller Acaba.......!!!

31.07.2009 16:19:38
 SELAMÜNALEYKÜM: ARKADAŞLAR  yazılarınızı  yazarken konunun yazılış tarihine bakın bi zahmet ,

 tartışılan konu geçen yıl KURULTAY öncesi yazılan serzenişler  o konuları tekrar gündeme getirmenin,

 hiçbir anlamı yoktur...

  1  2  agustos ta  erciyeste buluşalım bizim için gerçek budur işte...

  ALLAH'IM  ÜLKÜCÜLERİ KORUSUN ve YÜCELTSİN...


Sayfa: [ 1 ] 2