Erciyes Türk Dünyası Kurultayı (Arşiv Ana sayfa) => Türkiye Gündemi

Konu: Utandım...

Sayfa: [ 1 ]

BAŞKAN 20.09.2009 07:07:30
Ramazanın son iftarını yapmak için sofraya oturmuş ezan sesi beklerken. Telefonum çaldı. Arayan Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Kayseri Şubesi Eski Başkanı Gazi Mete Kurt.
O saatte gelen telefondan olağan üstü bir durum olduğunu düşündüm. Endişe ile telefonun tuşuna bastım.
“Ağabey buyur” dedim.
Mete Bey “Ankara’dan bir gurup gazi PKK terörüne ilk şehidi verdiğimiz Eruh’a yürüyorlar. 19.30 da Kayseri’de olacaklar. Arkadaşlara haber verebilir misin” dedi.
Düşündüm; iftara birkaç dakika var. Arayacağım insanlar sofraları başında, en yakını yemekten bir saat sonra Cumhuriyet Meydanında olabilirler. Yetişmeleri çok zor, gelmelerine sadece yarım saat var.
Yinede birkaç arkadaşı aradım.
Alelacele yemeği yedim ve Cumhuriyet Meydanına vardım. Mete Beyde yeni gelmişti.
Misafirler henüz gelmemişti.
Onları Kayseri girişinde karşılamak için Mete Beyin arabası ile Türk Tarım Orman- Sen’in emektar, cefakâr, vefakâr ve dava adamı Şube Başkanı Fikret Özcan Beyle birlikte Kayseri girişinde karşıladık.
Cumhuriyet meydanına geldiğimizde bir gurup basın, emniyetten görevliler ve karşılama için gelen birkaç kişi hazırdılar.
Arabaları basın açıklaması yapılacak alanın yanına park ettik. Arabalardan indik. Ancak misafirler inmiyorlardı. Yardım gerekiyordu.
Birkaç arkadaş koşuşturmaca ile en arkadaki arabanın bagajından o “onurlu” insanların tekerlekli sandalye ve koltuk değneklerini getirdi.
Bu arada gazilerden birisi içerisinde bulunduğu arabanın kapısını açtı. Protez bacakları üzerinde durmaya çalışarak, tekerlekli sandalyesinin gelmesini beklerken yanına sokuldum.
Dengesini sağlamak için omzuma elini koyduğunda sanki karşımda duran koskoca Erciyes yaslanmıştı omzuma.
Sanki Erciyes’e omuz veriyordum.
Tekerlekli sandalyesine oturduğunda sol bacağının titremesi elektriğe tutulmuş birinin hali gibiydi. O sarsıntıyı beynimde hissettim.
Daha önce hiç görmediğim ve bilmediğim bir haldi bu.
Kendime geldiğimde gurup bizden birkaç adım ilerlemişti. Sandalyenin üzerinde oturan gazi “gidelim mi?” Diyordu.
Utandım o manzaradan.
Utandım kendimden.
Utandım Türklüğümden.
Utandım Müslümanlığımdan.
Utandım insanlığımdan…
Vatan için bedenlerinin bir bölümünü vermiş insanların azminden.
Verilen mücadele kimin içindi?
Şehit anası ile terörist anasını birbirine karıştıranlar için mi?
Ankara’da birbirini yiyen koltuk sevdalıları için mi?
Yoksa yarınki bayram telaşı ile bir oyana bir buyana koşuştururken sadece seyrettiği kanalların ve okuduğu gazetelerin etkisi ile bütün değerlerini yitirmiş şu kalabalık için mi?
Bir sürü soru geçti aklımdan.
Cevabını veremediğim.
Açıklama yapılacak yere gelindiğinde Gazi Ümit KAPLAN basını bilgilendirdi.
Boyunlarında kefenleri asılı olduğu halde bu yürüyüşlerinin amacını anlattı…
Başka bir âlemde dolaşırken Mete Beyin Başkanım Kayseri adına bir açıklama yapar mısın? Dediğini duydum.
Utandım, bu insanların sözünün üstüne söz söylemeye.
Onlarınkinin üzerine benim söyleyeceklerim sözde kalacaktı.
Onların duruşu, tavrı ve konuşması her şeyi o kadar güzel anlatmıştı ki her mikrofona her olaya söyleyecek bir sözü olan ben susa kaldım.
Utandım kendimden.
Utandım Türklüğümden.
Utandım Müslümanlığımdan.
Utandım insanlığımdan…
Gaziler görevini yapıyorlardı.
Sıra şehitlerdeydi.
Bizler mi?
Bayram kutlamasındayız…

Ali İhsan Öztürk

ATO 11.10.2009 12:42:04
  Bir Gazi “SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ...” demiş ve şunları  yazmış..

“Selamun aleyküm değerli ağabeyim adım ümit kaplan güney doğu gazisiyim yozgatlıyım kürdüm ve        
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
değerli abim biz 19 eylül günü 7 gazi kefenlerimizi alıp 1. meclisin önünde basın açıklamamızı yapıp 1984 te ilk şehidimizi verdiğimiz siirt eruha doğru kefenlerimizi giyip gittik 2. açıklamamızıda kayseride yapıp eruha doğru gittik ölmeye gittik ama ölmedik eruha vardığımızda eruhlular tarafından güzel karşılandık hernekadar etrafımızda dtp liler toplansada hiç bir halt yiyemediler basın açıklamamızı ilk şehidimiz olan süleyman aydının anıtının önünde yaptık kürt açılımına olan tepkimizi dile getirdik acıklamamız bittiğinde eruhlu bir vatandaşta söz alıp konuşmak istedi ve eruhlu vatandaşta kürt olduğunu vakat kürt açılımına karşı olduğunu orada haykırdı ve konuşmasının sonunda
NE MUTLU TÜRKÜM DİYE HAYKIRDI ONUNLA BİRLİKTE DİĞER ERUHLULAR DA NE MUTLU TÜRKÜM DİYE HAYKIRDI orada dha, iha, ve trt de vardı ve bütün olup biteni kameralara çektiler fakat hiç biri eruhtaki o milli ruhu yayınlamadı ama biz o görüntüleri bir şekilde aldık görüntüler elimizde, şimdi size sormak istiyorum pkk nın hertürlü eylemlerini bize meydan okumalarını yayınlayan bu dış güdümlü basın neden bizim görüntülerimizi yayınlamadı acaba yukardan birilerimi bu görüntüleri engelledi bu konuyu sizinle paylaşmak istedim gerisi kaleminize kalmış saygılarımla Allaha emanet olun.

GÜNEY DOĞU GAZİSİ Ümit KAPLAN”



http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_haberdetay.php?hityaz=10399



Sayfa: [ 1 ]