Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/teshaber/public_html/erciyeszaferkurultayi.org/public_html/forum/arsiv.php on line 173

Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/teshaber/public_html/erciyeszaferkurultayi.org/public_html/forum/arsiv.php on line 173
Erciyes Türk Dünyası Kurultayı (Arşiv Ana sayfa) => Kurultayı'nın Serbest Kürsüsü

Konu: Biz 40 kişiyiz, birbirimizi iyi biliriz ...

Sayfa: [ 1 ]

ATO 25.08.2009 17:51:42
                                   Biz 40 kişiyiz, birbirimizi iyi biliriz ...
12 yıldır konuşuyoruz, yeri geliyor alkışlıyor, yeri geliyor tenkit ediyor, hayatımızla özdeştirdiğimiz davamızın siyasi iradedeki temsil noktalarına ince ayar vermeye çalışıyoruz. Bir nevi dünün mücadeleci neferleri ve ruhu olarak balkondan  seyr-i âlemdeyiz. Milli duruşumuz ve ideolojimizle alakası olmayan simaları;
ülkücü harekette koltuk, kimlik, kişilik, makam, mevki, nema bulmaya çalışanları seyrediyoruz... Her fırsatta, her mekânda, her panel ve toplantıda anlattıklarımıza, “haklısınız, doğru, evet”  denilip kabul ediyor, ancak “mühür kimdeyse padişah odur” deniliyor.Yıllardır Devlet Bahçeli’nin iyi (pek yok da) ya da kötü harekete kattığı ve attığı her şeyi söylemekten usandık, kâr etmedi demek ki yazmak lazımmış.Bu ülkede bugün Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde devletin üniforması ve devletin maaşıyla görev yapan asker ve polisimiz var, hepsine saygı duyup, yürekten destekliyor, Allah(c.c)’tan hain ve bölücülerin kökünü kurutana kadar onlara güç ve kuvvet diliyorum. Ancak yine bu ülkede 1980 öncesinin (şehir gerillası ve kır gerillası tabir edilen) bölücülerle, emperyalistlerle ve vatan hainleriyle maaşsız, üniformasız, sadece Allah(c.c) rızası için, vatan, bayrak, millet ve Türk Milliyetçiliği için mücadele edenler de vardı.

Bu insanlar o kadar fazla değildi ama ülkemizde kurtarılmış bölge denilen yerlere Türk bayrağını asıp Türk Milletini Ülkücü, Türkçü hareketle perçinleyip 2. Çanakkale savaşını yaptı, bu uğurda da 5 bine yakın arkadaşını şehit verdi. 12 Eylül mahkemelerinde de11 arkadaşı darağacına gönderildi. 12 Eylül kara gününün akabinde binlercesi de cezaevleriyle tanıştı. İşte bu şanlı mücadeleyi hem de hiçbir karşılık beklemeden, devletin resmi üniformasını giymeden Allah(c.c) rızası için yapıp, ülkemizi her türlü emperyalist tezgâhtan kurtaranlar bugün de verdikleri mücadeleye sahip çıkma sorumluluğu içindedirler.İşkence, falaka, hücre ve prangalarla; anadan, yârdan, sıladan uzak geçen yıllarının bugün gözlerinin önünde heba edilmesine, asimile edilmesine, mücadelesini verdikleri davanın tek siyasi temsilcisi konumundaki MHP’nin dönüştürülüp işgal edilmesine asla seyirci kalamaz duruma gelmiştir.“İstikbal” değil  “İstiklal” savaşı diyen hiçbir ülkücü 12 yıllık bu kara dönemde ülkücü hareketi “uykucu hareket” yapan, üzerimize ölü toprağı döküp ülkücü harekete karabasan olan Bahçeli ve elemanlarına onay veremez. Yusufiyeli Ülkücüler için 3-5 kişi diyen, hatta daha ileri gidip başka çirkin oluşumlara mal etmeye çalışanlara yine bir Yusufiyeli ülküdaşımızın ağzıyla cevap verelim

“Biz 40 kişiyiz birbirimizi iyi biliriz, Kayayı, tuzu, şekeri iyi tanırız...”

Cezaevlerinde kiminin yatağı yatar, kiminin ideali. Hiçbir Yusufiyeli kimlik, kişilik, koltuk, maddiyat arayışında değildir. Onlar davaları uğruna hâlâ nefer olan, mana âlemine ulaşmaya çalışıp, ülkücü hareketi yaşamaya ve yaşatmaya çalışanlardır. Tabii ki içlerinden cezaevlerinde yatmayıp, yatağı yatanlar da olacaktır. Ancak statüko mahkûmları, istikbal bezirgânları; Üç Hilal’in çerçevesine bir şekilde girip kişilik, kimlik bulanlar da bu konumlarıyla eski kimliklerini gizleyecek,                            

ülkücünün hayat suyunu işgal edip kirletecektir.                                                                                        

Ey statükocular!  

Fazla panik yapmayın, hiçbir Yusufiyeli, ülküdaşına gönül koymaz, nüfus kâğıdındaki “kaya, taş” soyadıyla değil, gerçek “kaya” gibi ülküdaşının yanında durur. Sahi kaya dedim de, 22 tane şaki partisi vekili ülkemizde cirit atıp, üniter yapımıza aykırı bütün haklarını alıp daha da ileri bölücü haklar iddia ederken, bizim Yusufiye menşeli “kaya”mız koltuğunun rahatlığı ve genel başkanının yol arkadaşı olma sıfatıyla, yoksa o da mı DTP’lilere el sallayıp Bahçeli gibi ülkücülere de hakaret etmeye kalkıyor. Yusufiyeliler hakkında ileri geri konuşuyor... Herkes haddini bilsin, biz daha konuşmaya başlamadık.
Yusufiyeliler, sonsuza kadar ülkücüdür ve öyle de kalacaklardır. Hiçbir yere gitmeyecek, davalarına sahip çıkıp, MHP’deki işgali kırana kadar da statükoya karşı mücadele vermeye devam edecektir.

Selam, sevgi, duayla.                                  

Ahmet YILMAZ


Sayfa: [ 1 ]