|
||
| Türk, Türk'e eşkıya demez!... 30.000 insanımızın katili yaratık, yol haritası açıklayacakmış! Hem de cezaevinden! Ömür boyu ağırlaştırılmış hapse mahkûm bir hükümlünün yol haritası belli değil midir? Ne yol haritası be? Demek ki adama benzer yaratığa “sayın” şehitlerimize “kelle” boşa denilmemiş! Dışardan; “sayın”laştırılan adama benzer “yaratığın yol haritası için günleri sayın!” talimatı da verilmişmiş demek ki! Yol Haritası’ndan önce hükümet davranıp bebek katillerinin mükâfatını vermek istiyormuş! Dağdan inecek teröristlere iş garantisi ile, dağda itlaf edilen alçakların ailelerine para yardımı ile yangın söndürülecekmiş! Vay be! Aziz Nesin ne kadar haklıymış! Biz de çocuklarımızı yasalara saygılı olarak, toplum kurallarına riayet ederek okumaya, yetişmeğe göndeririz saf saf! Sağ-sol çatışması riski var! Yılda iki dini bayramda, bir de yılbaşı tatillerinde gidip gelirken yollarda trafik canavarına kurban gitmek riski var! Yurtta kalıyorsa toplu zehirlenme riski var! Sokak ortasında para vermezse bıçaklayarak öldüren magandaya kurban gitme riski var! AB adındaki Haçlı’nın dayatmalarıyla çıkarılan yasalarla teröriste, bölücüye insan haklarından dolayı bir şey yapamayan, eli kolu bağlı ve gergin polislerimizin yasalara uyanlara karşı kullandıkları kontrolsüz öfkelerine kurban gitmek riski var! Şehir trafiği riski var! Kutlama konvoylarında havaya sıkılan kurşunlara hedef olma riski var! Eve giren hırsızın çalacak bir şey bulamazsa “Neye yaşamışsın?” diye öldüren öfkesine hedef olmak riski var! Başına 200 kiloluk cam düşmesi riski var! Üzerine bina çökmesi riski var! Sayısız risk var çocuğumuzu okusun diye gönderdiğimiz büyük şehirlerde! Ve bu kadar ölümcül riskten sağ kurtulursa işsiz kalacağı için intihar riski var! Ama “Sayın” yaratık bebek katilinin emrinde dağa çıkarsan?... Sadece güvenlik güçlerine yakalanma veya çatışma riskin var! Baskını sen yaparsan, kahpece tuzağı sen kurarsan, kalleşçe ana-baba evlâtlarını katledersen, hem gerilla sayılır, hem de düze indiğinde iş garantini sağlama alırsın! Sözü ağzınızda eveleyip gevelemeyin ey dokunulmazlık zırhı arkasına saklanarak demokratlaşan ucuz insanlık hakları kabadayıları! “Ağlamayana meme yok!” mu diyorsunuz bölücülük yapmak üzere dağa çıkmayı teşvik için? Silahlıysanız korkar ve istediklerinizi yerine getiririz mi diyorsunuz yasalara uyan delikanlılarımıza? Devlete sadakati, iman gereği ve ibâdet sayan, Bayrak inmesin-Ezan dinmesin diye kınalı ellerle şehâdete koşan delikanlılarımızı yok mu sayıyorsunuz? “Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda” tarifli vatanımız için canlarını seve seve veren ecdadımızı yok mu sayıyorsunuz? Dedelerimizden miras emânetlere bizim de hıyânet edebileceğimizi mi zannediyorsunuz? İnerlerse iş ve para vaad ettiğiniz alçakların saklandıkları dağlar bizim biliyor musunuz? O dağlara bir de biz yönelirsek ne saklanan çakallara, ne onlara şehirlerde destek veren adilere, ne de onların insan haklarını savunan sahtekâr demokrat masklılara nefes alacakları yer bırakmayız biliyor musunuz? Vatanımızı, dağlarımızı değil dünyayı onlara dar ederiz bilmiyor musunuz? Devlet de bizim, vatan da bizim, en çorak toprakların çakılı da bizim, bütün Kürtlerimiz de bizim, ölen Kürt vatandaşlarımızın yasları da, intikamları da bizim biliyor musunuz? Başlatmayın abuk subuk insan hakları terânelerinize! Başlatmayın korkaklığın adı olan içerdeki demokrasi, dışardaki diplomasinize! Bilmelisiniz ki ve biliyorsunuz ki “devlet-i ebed-müddet” uğruna ölmeği bildiğimiz kadar, devlet yaşasın diye öldürmeyi de biliriz, itlâf etmeyi de!... Mevsimi değil. Doluyu tarlanıza çağırmayın! Akıllı olun! Sabrın da bir sonu var! Türk Milleti, Türk’e eşkiya demez!... Yeniçağ Mustafa ARSLAN |
||
|
||
| İdealler ve arzular üzerine siyaset yapmaya çalışanlar gerçekler ve beklentiler arasındakı ucurumu görmezden gelip her attıkları adımla düşlerinin gerçekleşeceklerini sanıyorlarsa aldanıyorlar. Ülkeyi yönetenler kürt açılımı ardından oyle bir noktaya getirmeye çalışıyorlar ki sonunda ''mümkün olanı yapmak zorundayız ''deyıp hayali kürdistanı el birliği ile kuracaklar guya!!Zemin olusacak ki haklı olsunlar sozum ona idareciler!!! Kanallarını, okullarını açtık, dillerini tanıdık, onların deyımıyle sıra topraklarını tanımaya mı geldi sayın idareciler !! ŞEHİT KANIYLA sulanan bu aziz topraklar üzerinde oynayanların sonu rezil rusva olacak insallah. Bu oyuna gelmez TÜRK MİLLETİ ALLAH'ın izniyle... SAYGILAR........ |
||