|
||
| ERCİYES TÜRK DÜNYASI KURULTAYI PROGRAMI (Programa daha sonra ilaveler yapılacaktır) Panel : Şuayıp ÖZCAN (Uluslararası Avrasya Eğitimciler Federasyonu Başkanı) Prof. Dr. Nevzat Özkan Erciyes Üniversitesi Öğretim Üyesi Sohbet : Asrın Dede Korkut'u Ozan Arif'in Sohbeti : Kurultaya katılan Ülküdaşlarımızın sohbetleri... Yemek : Kurultay Pilavı ve Ayran Kapanış : Kurultay Kapanışı ve Basın Açıklaması. Erciyes Türk Dünyası Kurultayı yukarıdaki Programda belirtildiği şekilde yapılacaktır. Ülküdaşlarımıza ve Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur. |
||
|
||
| Bu programın tamamı 2 Agustos'ta mi gerceklesek. Program Kültür ve Sanat yok mu. Mesela sahne alacak Ülkücü sanatcilar.. |
||
|
||
| Evet bir günlük program. Program 2 Ağustos 2009 Pazar günü gerçekleştirilecektir. Türk Dünyası Kurultayına Bütün Ülküdaşlarımız gibi Ülkücü sanatçılar da davetlidir. Katılıp Kurultayımızı renklendirirlerse elbette seviniriz. Bu faaliyet bir KONSER değil bir KURULTAY olduğu ve zaman olarak da bir günle sınırlı olduğu için KÜLTÜR ve SANATın KÜLTÜR kısmını Konuşmacılarımız SANAT Kısmını da ozanımızın sohbeti dolduracaktır. | ||
|
||
| Hayirli olsun da... Bu düzenlemeye emek verenlere birseyler daha belirtmek isterim: 'Herkes Davetlidir' deyip bu isin icinden cikilmamalidir. Bu Kurultayi'n yapilacagindan belki de Anadolu'daki Teskilatin yarisindan cogunun haberi yoktur... Su anda Ali Güngör'ünden, Enis Öksüz'ünden, Ümit Özdag'indan, Ramiz Ongun'undan, Koray Aydin'indan, Alisan Satilmis'in dan, Yusuf Ziya Arpacik'indan, Azmi Karamahmutoglu'ndan yani hareketin vitrininde bulunmus/bulunan herkese davetiye gönderilmelidir. Gelmeseler bile.... Bu insanlarla bir sekilde özel olarak irtibata gecilerek cagrilmalidirlar. Bu is böyledir, Ozan Arif'le de irtibata gecmeseydiniz Ozan da öyle kendi basina gelmez... (Bu is böyledir, yolu yordami budur) Bu Kurultay asla ama asla MHP yönetimine karsi bir muhalif anlayis ile düzenlenmemelidir, bilakis MHP yönetimi de davet edilmelidir. Hatta Devlet Bahceli ve yönetimine de davetiye gitmelidir, her ne kadar burada ne demek istedigimi anlamayacaklar olsa da.. Ülkücü Sanatcilar ile irtibata gecilmelidir. Dedigim gibi 'davetlidirler' deyip isin icinden cikilmamalidir. Basta Sefai, Osman Öztunc, Mustafa Yildizdogan, Ahmet Safak, Ali Kinik, Ahmet Yilmaz ile irtibata gecilip, davet edilmelidirler. BÜTÜN ÜLKÜCÜLERIN POLITIKA ÜSTÜ BULUSTUGU, AMACINA ULASTIGI BUR KURULTAY OLMALIDIR: |
||
|
||
| AYRICA: Bu Kurultay'in maddi yönden karsilanabilmesi icin de bazi sponsorlar bulunmalidir. Bu sponsorlar icin de herkes birbirilerinden faydalanip, fikir alisverislerinde bulunulmalidir... Kurultaya sayili günler kala disariya halen bir somut düzenlemenin olmadigi yansiyor... Abdulhaluk Cay ile de görüsülüp, Türk Dünyasi'ndan katilim hakkinda bilgi edinile bilir. ve Muharrem Semsek, Tugrul Türkes ve sayin Basbugumuzun ailesi de davet edilmelidir. |
||
|
||
| BUNUN DISINDA: Basta YENICAG ve ORTADOGU Gazetelerinden belirli yazarlar mutlaka ama mutlaka davet edilmelidirler. MESELA: - Necdet Sevinc (Her ne kadar su an yazmiyor olsa da) - Arslan Bulut (Yenicag) - Altemur Kilic (Yenicag) - Hasan Demir (Yenicag) - Mustafa Erkal (Yenicag) - Ahmet Bican Ercilasun (Yenicag) - Sadi Somuncuoglu (Yenicag) - Sami Yavrucuk (Yenicag) - Özcan Yeniceri (Yenicag) - Israfil Kumbasar (Yenicag) - Orhan Karatas (Ortadogu) - Seyfi Sahin (Ortadogu) Ve ayrica RAUF DENKTAS'ta davet edilmelidir... |
||
|
||
| sevgili kardeşim benimle irtibata geç ATO |
||
|
||
| Sayın Kaan, Bizler Başbuğumuzun emaneti Kurultayı yaşatmaya çalışan insanlarız. Geçen yıl az sayıda ülküdaşımızla bunu gerçekleştirdik. Büyük bir organizasyon yapılmadı. Bu yılki çalışmalarımız geçen yıla göre biraz daha zengin. Sonraki yıllarda daha da güzel olacak. Kurultayın Parti tarafından iptal edilmesinden sonra biz az sayıda insanla da olsa devam ettireceğimizi geçen yıl ilan ettik. Diyorsunuz ki: Alıntı Bu Kurultayi'n yapilacagindan belki de Anadolu'daki Teskilatin yarisindan cogunun haberi yoktur... Bu kurultayı MHP ya da Ülkü Ocakları yapmıyor. Genel Başkan'ın elbette bu teşkilatlara gönderdiği talimatlar vardır. Kurultayın iptali ile ilgili olarak. Bırakın talimatları Medya günlerce Kurultayın iptalinden söz etti, duymayan kalmadı. Aynı şekilde Kayseri'den bir grup Ülkücünün BAşbuğun emaneti olarak gördükleri Kurultayı devam ettirecekleri haberleri de günlerce medyada yer aldı. Buna rağmen durumdan hala haberdar olmayan varsa onlar gündemi takip etmeyenlerdir.Gelelim "vitrin"deki, "balkon" daki isimlere. Bu gelişmelerden elbette onların da haberi vardır. Bu konu ile ilgili olarak bir mesuliyet taşıyanlar elbette yanımızda yeralacaklardır. Bugün olmazsa yarın. Kurultay herhangi bir kuruluşa, teşkilata muhalif olarak yapılmadığı için, muhalif isimlerin gövde gösterisi yapacağı bir faaliyete de dönüşmeyecektir. Türk Dünyasından, Yönünü Türkiye'ye dönmüş, Türk Birliğine, TURAN'a gönül vermiş dostlarımız vardır. İmkanları elverirse kurultaya katılacaklardır. Ülküdaşlarımızdan simdilik istediğimiz "yol", "yordam" öğretmeyi bir kenara bırakıp imkanı varsa Kurultaya katılmalarıdır. |
||
|
||
| Bakiniz, Bu Kurultay'in düzenlenmesi veya devam ettirilmesi calismalarinda durmadan; 'Basbugumuzun emaneti olan Kurultayi yasatmaya calisiyoruz' sözleri ortaya bir ölcü koysa da, bir sekilde samimiyet paylassa da ancak bu Erciyes Zafer Kurultayi'nin amacini yansitmamaktadir... Sayin Devlet Bahceli'de durmadna diyor ki; Basbugumuzun emanetlerinin bekcileriyiz... Anlatabiliyor muyum ? Izah edebiliyor muyum ? Erciyes Zafer Kurultayi, Ülkücü Hareketin geleneksel hale getirdigi bir Kurultaydir, dolayisiyla tüm Ülkücülerin sahiplenmesi gerekmektedir. Ancak bu dogrultu da, Ali'yi, Veli'yi ayirt ettiginiz zaman, bu Kurultay amacini ortaya koy(a)maz... Siz bizlerden Kurultaya katilmamizi beklerken, Kurultay'in Kurultay gibi olmasi icin duygu ve düsüncelerini ortaya koyanlari da dikkate almaniz gerekir diye düsünüyorum. Eger bu Kurultayi sadece 'Basbugumuzun emanetini yasatmaya calisiyoruz' sözleri ile degerlendirirsek veya düzenlersek, bilinmelidir ki bu ülkede ne Ülkücü sayisi ne de Basbug'un emanetinin bekcisi birkac yüz veya birkac bin ile sinirli degildir. Bu durum mevzu bahis bile olamaz. Erciyes Zafer Kurultayi bütün Ülkücülerin, 'muhalif' anlayisi olmadan, küstürülmüs, gönlü kirilmis, politik hesaplar yüzünden dislanmis herkesi bir araya getirmelidir. Böyle bir ekip/kadro yoksa bu Kurultay 'durduruldugu' yerde birakilmalidir... Bunun disinda MHP ve ÜLKÜ OCAKLARI'ni da bu Kurultay'dan cekilmelerine ragmen cagrilmalidir. Hemde acik davet vermelidir. Bu Kurultayi düzenleyen ekip/kadro hatta bu daveti mesela Yenicag Gazetesi'nden yapabilir... Ayrica MHP'nin veya ÜLKÜ OCAKLARI'nin bu Kurultayi artik düzenlememesi elbette sakat bir tutumdur ancak eger MHP ve ÜLKÜ OCAKLARI'nin düzenleme calismalari gibi bir calisma ortaya koyul(a)mayacaksa, bu Kurultay hicbir Ülkücünün samimi duygusunu bir sekilde kullanmamalidir... Burada yanlis anlasilma olmasin. Kullanmak derken, hakkini veremedigimiz hicbir seyi de yüzümüze gözümüze bulastirip, birilerini güldürmeyelim... Benden bu kadar Allah'a emanet olun. |
||
|
||
| Açıkçası kurultay programı pek hoşuma gitmedi. ülkücü sanatçılarımızın verdiği konserler kurultayın en renkli ve en güzel zamanlarıdır. bunun yanında folklör ekipleri çadırların havai fişek gösterileride gayet hoş oluyordu. yalnız sadece ozan arifin olması ve onunda sohbet yapması biraz olmamış gibi. kurultay coşkulu ve eğlenceli geçmeli diye düşünüyorum. elbetteki sohbetler olacaktır. fakat bu sohbetler çadırlar içerisinde olsa daha güzel olur. ülküdaşlarımız önceden yapılan kurultaylar gibi program olmasını istiyorlar. benim şahsi görüşüm program pek hoşuma gitmedi. esat kabaklı ismail türüt konserlerinin olacağı söylendi ama programda öyle bişey göremedim. ayrıca dağıtılacak pilav ve ayran orda gereksiz kalabalığa ve çevre kirliliğine yol açar diye düşünüyorum. erciyes dağı öğlenleri çok sıcak akşamları serin geceleri ise buz gibi olur. havanın serinliği düştüğünde konserler başlayabilir. ülküdaşlarımızda yavaş yavaş sabah ve öğle vakitlerinde çadırlarını kurabilirler. ERCİYES TÜRK DÜNYASI KURULTAYI KOMİTESİ PROGRAMA BAŞTAN Bİ GÖZ ATMALILAR BENCE. |
||
|
||
| sevgili GÖNÜLDAŞLARIM (Kurtbey-kubilay ve Kaan ) kardeşlerim, sizlerde bilirsinizki böyle organizasyonlarda herkesi mennun etmek, imkanlar çerçevesinde olmaktadır geçen yıl orada olamamam beni son derece, ÜZMÜŞTÜR ben niye gidemedim diye birçok, ÜLKÜDAŞIM orada bulunmuştur ALLAH'IM onlardan razı olsun. onun için ÜLKÜCÜYÜM diyen herkes bu KURULTAYA Katılmalı düşüncelerini ve önerilerini, paylaşmalı, ve gelecek yılki kurultayımız daha iyi olacaktır. ümit ediyorum. kurultay (konser eğlence) degildır önceki yıllarda cuma gününden çıkan kardeşlerimiz vardı, hepside yapılıyordu fakat iki yıldır ne hikmetse bir günlük izin alınabiliyor bildiğim kadarıyla, amma ben cumartesi tekirde olacagım. çıkan kardeşlerimle dertleşip tanımadıklarımla tanışıp geceyi orada geçirmeyi düşünüyorum İNŞALLAH, Sizlerlede tanışıp konuşmak beni mutlu eder. ERCİYESTE GÖRÜŞMEK DİLEGİYLE ŞEN OLSUN KURULTAYIN Bu dâvânın şehidi, bu dâvânın gazisi, Çile ile süslüdür bu dâvânın mâzisi, Şimdi hâlâ zindanda nice ana kuzusu, Gelecek nesillere yön olsun kurultayın, Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın. Kaderimiz bu bizim, bize ülkücü denmiş, Cümle Ehl-i İslâm`ın derdi bize yüklenmiş, Vatanımın üstüne karanlık çökerlenmiş, Karanlığı yırtacak tan olsun kurultayın, Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın. Bu gidişe dur deyip, buna bir son vermeli, Bir 'İbrahim' çıkmalı, putları devirmeli, Bu milleti titretip kendine döndürmeli, Bu millete yeni ruh, can olsun kurultayın, Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın. ALLAH'IM ÜLKÜCÜLERİ KORUSUN ve YÜCELTSİN OZAN ARİF |
||
|
||
| Ben gideceğim kimse gelmesede, içime çekeceğim havasını, Başbuğumu anarak ve bu günlerde düştüğümüz duruma haykıracağım gözlerim yaşararak. İnadına Ülkücüyüm |
||
|
||
| Sayın Kaan, "Birşeyleri elimize yüzümüze bulaştırırız da birileri bize güler" mi bilmem, ama siz yazdıklarınızla beni güldürdünüz. Size bir hikaye anlatayım da siz de gülün. Meslek hayatımın yirmibeşinci yılına girdiğim şu günlerde Devletimiz -var olsun- bana bir lojman tahsis eyledi. "Artık evsahibin benim" dedi. Çok bakımsız ve eksiklerle dolu ama düzenlenebilir bir lojman. Mutfak dolabından başladım tamirat işine. Kırık dökük parçaları atıp yeni malzemeler aldım. Bu arada yardımsever bir dost peydah oldu: Hasan Bey. Elinde portatif bir tabure, beni rahat görebilecek şekilde balkonun yakınına kuruldu. Bir elimde keser, bir elimde çivi, çiviyi çakmak için tahtaya yerleştiriyorum, Hasan Bey:"Hah" diyor "tam oraya çakacaksın hocam!..." ve ben keseri vurdukça Hasan Bey sürekli "Hıh", "Hıh" diye ses çıkarıyor. Matkabı alıyorum elime, daha önce metre ile ölçüp tesbit ettiğim, kalemle işaretlediğim yeri delmek için, Hasan Bey "Hocam bence orayı delmeniz uygun olur, evet evet tam orayı..." diyor... Ara sıra uyarmayı da ihmal etmiyor. "Elinize dikkat edin hocam. Bizim bacanak eline keseri vurdu da... İhmalkar adam... Doktora gitmedi de... kangren oldu da... başparmağını kesmek zorunda kaldılar...", "Matkabın kablosuna dikkat edin, eğer ucuna dolanırsa... kömür gibi olursunuz..." Baktım olmayacak işi yarım bırakıp çıktım dışarı. Arabaya doğru yürürken "Beni de şehire atar mısınız?" dedi Hasan Bey. Şehire gidene kadar on yıldır kullandığım arabayı anlattı bana. "... ya işte böyle bunlarda en çok dikkat etmeniz gereken husus hararettir..." Sonra vazgeçti şehire gitmekten, birlikte kerestecilere gittik. 15-20 tane gürgen çıta alacağım Hasan Bey izin verirse. Ama olur mu, "Ceviz olsun hocam ceviz... ceviz daha sağlam olur..." ...... Sonraki günlerde Hasan Bey uğramadı ve işleri bitirdim. ..... Sayın Kaan, Tertip komitesindeki arkadaşlarımız eski Ocak Başkanları ve eğitimcilerdir. Size tertip komitesinden sadece iki isim söyleyeyim. Ali İhsan ÖZTÜRK ve Paşa TAMBAY. Ali İhsan Bey, Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 Nolu Şube Başkanı. Paşa Bey Ahde-Vefa hareketi dönem sözcüsü... İkisi de geçmişte Ülkü Ocaklarında ve Partide başkan, yönetim kurulu üyeliği gibi görevler almışlardır ve tertip komitesindeki diğer arkadaşlarımızla birlikte daha önceki dönemlerde yapılan kurultayları tertip eden, yönetenlerdir. Tabii o dönemler, aydınlara, gazetecilere, sanatçılara "kurultay yasağının" olmadığı, bürokratik engellerin, maddi sıkıntıların yaşanmadığı dönemlerdir. Şimdi böyle bir tertip komitesine siz organizasyon mu öğreteceksiz? Sizin yukarıda sıraladıklarınızı belki her toplantıda defalarca masaya yatırmışlardır. Mevcut imkanlarla en iyisi yapılmaya çalışılmaktadır. Diyorsunuz ki: "Su anda Ali Güngör'ünden, Enis Öksüz'ünden, Ümit Özdag'indan, Ramiz Ongun'undan, Koray Aydin'indan, Alisan Satilmis'in dan, Yusuf Ziya Arpacik'indan, Azmi Karamahmutoglu'ndan yani hareketin vitrininde bulunmus/bulunan herkese davetiye gönderilmelidir. Gelmeseler bile...." Mutlaka ilgili yerlere davetiyeler gönderilecektir. Diyelim ki gönderilmedi... Mazeret olarak "Davet edilmediklerini mi gösterecekler?" Daha önceki kurultaylara Davetiye ile mi gittiler? Hem vitrininizdeki isimlerden ikisi bir önceki kurultayda birbirini tartakladı, birilerini bize güldürdüler... "Bu Kurultay asla ama asla MHP yönetimine karsi bir muhalif anlayis ile düzenlenmemelidir, bilakis MHP yönetimi de davet edilmelidir. Hatta Devlet Bahceli ve yönetimine de davetiye gitmelidir, her ne kadar burada ne demek istedigimi anlamayacaklar olsa da.." Ne demek istediğinizi anlamayacaklarını düşünüyorsanız neden yazıyorsunuz? Bu politik manevrayla ne elde etmeyi düşünüyorsunuz? MHP Genel Başkanı zaten "küskün"lere mektup gönderdi. O mektuba cevap olsun diye mi düşünüyorsunuz? "Erciyes Zafer Kurultayi, Ülkücü Hareketin geleneksel hale getirdigi bir Kurultaydir, dolayisiyla tüm Ülkücülerin sahiplenmesi gerekmektedir. Ancak bu dogrultu da, Ali'yi, Veli'yi ayirt ettiginiz zaman, bu Kurultay amacini ortaya koy(a)maz... Siz bizlerden Kurultaya katilmamizi beklerken, Kurultay'in Kurultay gibi olmasi icin duygu ve düsüncelerini ortaya koyanlari da dikkate almaniz gerekir diye düsünüyorum. Eger bu Kurultayi sadece 'Basbugumuzun emanetini yasatmaya calisiyoruz' sözleri ile degerlendirirsek veya düzenlersek, bilinmelidir ki bu ülkede ne Ülkücü sayisi ne de Basbug'un emanetinin bekcisi birkac yüz veya birkac bin ile sinirli degildir. Bu durum mevzu bahis bile olamaz." "Ali'yi Veli'yi ayırt etmek" gibi bir lüksümüz yoktur! "Ali" gerçekten "Ali", "Veli" gerçekten "Veli" ise şayet. Ama maksatları gelip bizim orada oluşturduğumuz küçük de olsa birliğimizi "Alici", "Velici" diye bölmekse kusura bakmasınlar. Bu hareketin vitrininde bir tek isim var. Alparslan TÜRKEŞ. O'nun sağına soluna başka isimler, resimler koymak gibi bir arzumuz yoktur! Ülküdaşlarımızın değerli fikirlerinden elbette istifade etmek isteriz. Ama ayağı yere basmayan, temenni ile teklifi birbirine karıştıran arkadaşlarımıza da yerçekimi kanununu hatırlatırız. "Bu insanlarla bir sekilde özel olarak irtibata gecilerek cagrilmalidirlar. Bu is böyledir, Ozan Arif'le de irtibata gecmeseydiniz Ozan da öyle kendi basina gelmez... (Bu is böyledir, yolu yordami budur)" Demek ki bu yol yordamdan Büyük Ozan'ın haberi yok. Zira kurultayın iptalini duyar duymaz "Tek başıma da olsa gidip Tekir Yaylasında oturacağım" demişti ve hakikaten de çıkıp gelmiş, ve Kurltayın iptali ile ilgili olarak "Bu kararın tek olumlu yanı bu. Artık, samimiyetsizler çevre kirliliği yaratamayacak. Gerçek Ülkücüler ise kurultaya yine sahip çıkacaklar” demişti. (Geçen yıl yapılan kurultayda kurultay öncesi ve sonrasında katılan arkadaşlarımız tarafından çevre temizliği yapılmıştır.) Yeniçağ gazetesinden ve yazarlarından söz ediyorsunuz. Siz geçen yıl Kurultay'ın durumunu araştırsaydınız karşınıza YENİÇAĞ mutlaka çıkradı. Hem geçen yıl hem de bu yıl Kurultay ile ilgili çalışmalarımıza en önemli ve değerli destek YENİÇAĞ gazetesinden gelmiştir. Gönlümüzde YENİÇAĞ gazetesinin ve yazarlarının apayrı bir yeri vardır. Bizi en çok yanıltan bilgimizdir, bildiğimizi sandığımız şeylerdir. Sizin Kurultay gibi Kurultay'dan ne anladığınız neyi anlatmaya çalıştığınız da net değil. Kasdettiğiniz sayısal çokluk, lazer gösterileri, havai fişekler, gürültü ve çevre kirliği mi? Eğer öyleyse biliniz ki bu şatafatlar, büyük hareketlerin, teşekküllerin, devletlerin, imparatorlukların yıkılış işaretleridir. Yazdıklarınızın, tekliflerinizin bir önceki kardeşimizin mesajındaki yansımalarına bakarak, ne kadar yapıcı olduğunu düşününüz. Ülkücü Ülkücünün samimi duygularını nasıl kullanır? Kullanmak, ne kadar iğrenç bir kelime. Çoğumuz adımızı bile yazmıyoruz buraya. Bu hareketin içinde siyasi rant sağlamak isteyen, ikbal davası güden kimse yok! Lütfen dikkat! |
||
|
||
| Mesajları okurken birşeyler çağrıştı. Rahmetli Arif Nihat ASYA'ya dönemin "vitrinlik" şahıslarından biri demiş ki: "Büyük adamlara nasıl davranmak gerektiğini bilmiyorsun!" Arif Nihat ASYA cevabı vermiş: "Büyük adamlara nasıl davranmak gerektiğini bilmiyorum, bu benim suçum, kendini büyük sanıyorsun, bu da senin suçun!" İşte öylesine delice bir çağrışım benimki. Düzenleme: Yukarıdaki gibi değil aşağıdaki gibi imiş. "Büyük adamlarla nasıl konuşulması gerektiğini bilmiyor" demişsin. "Büyük adamlarla nasıl konuşulması gerektiğini bilmemek onun suçu, kendini büyük adam sanmak, bu da senin suçun." Arif Nihat ASYA |
||
|
||
| bende ülküdaşım kaana katılıyorum daha büyük ve kapsamlı bir kurultay beklerdim | ||