|
||
| Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan Özerk Bölgesi’nde 24 Haziran 2009 tarihinde başlayan ve halen devam eden, Türklerin katledilmesine yol açan olayları kınamak üzere Milli Dayanışma Platformu öncülüğünde bir araya gelindi. TESOB Toplantı Salonu’nda bir araya gelen Milli Dayanışma Platformu altında siyasi parti il temsilcileri, sivil toplum örgütü temsilcileri, sendikaların temsilcileri bulundu. Milli Dayanışla Platformu Tertip Komitesi Başkanı Doç. Dr. Selçuk Duman’ın açılış konuşmasından sonra katılımcılar tek tek görüşlerini beyan ettiler. Her bir görüşü içeren ortak metin hazırlandı. KAMUOYUNA DUYURU Dünya Türklüğü’nün çoğunluğu, Türkiye dışında yaşamaktadır. Orta Avrupa içlerinden Orta Asya içlerine kadar geniş bir sahayı mübarek kanlarıyla kendilerine vatan yapan Türkler, bugün kendi öz yurtlarında horlanan, aşağılanan ve ötekileştirilen bir duruma getirilmişlerdir. Kıbrıs, Batı Trakya, Kırım, Kafkasya, Azerbaycan, İdil-Ural ve Batı Türkistan’da geçmişte yaşanan ırk ve şahsiyet değiştirme, tehcir, mezalim ve işkence olayları Irak Türkmenlerinde ve Doğu Türkistan’da eritme ve soykırım uygulaması şeklinde kendini göstermektedir. Bu yapılanlar ne sebepsizdir ne de tesadüfîdir. Bilinçli ve planlı bir stratejinin uygulama aşamalarıdır. Bugün bütün emperyalist devletler; komşumuz, müttefikimiz ve dostumuz olduğunu iddia etmekle birlikte, her vesileden faydalanarak tarihi zaferlerimizin mirasından bizi uzaklaştırmak istemektedirler. Üsküp’ten Urumçi’ye kadar bütün Türk Dünyası bunun ıstırabını çekmektedir. Türk Milleti, en doğal hakkı olan insanca yaşama hakkından mahrum edilmektedir. Esir Türkler içerisinde durumları en kötü olanlar ise Doğu Türkistan’da yaşayan Türklerdir. Çin tarafından ismi unutturulan “Sinkiang” denilen Doğu Türkistan 1828.418 km.2 yüzölçümü ile Çin’in 1/6’sını teşkil etmektedir. 30.000.000 Türk’ün yaşadığı Doğu Türkistan’a bilinçli bir şekilde Çinliler iskân edilerek, bu Türk yurdu Çinlileştirilmeye çalışılmaktadır. Doğu Türkistan’da 24 Haziran 2009 tarihinden bugüne kadar gerçekleşen olaylarda yine kan, gözyaşı ve etnik temizlik hüküm sürmektedir. Doğu Türkistan verilerine göre son olaylarda 500’den fazla insan katledilmiş, binlerce insan yaralanmış ve bir o kadarı da tutuklanmıştır. Emperyalist Çin idarelerine karşı, hürriyet ve istiklalleri uğrunda milyonlarca şehit veren Doğu Türkistan Türkleri, Çin işgalinden sonra da bu kavgalarına devam etmişlerdir. Son iki asırda 58 kez başkaldırıda bulunan Doğu Türkistan Türklerinin bu hürriyet ve bağımsızlık mücadelesi her defasında katliam, zulüm, sürgün ve işkence ile sonuçlanmış olmasına rağmen, İnsan hakları havariliği iddiasında bulunan ve Türk Milleti’ni olmayan “sözde soykırım” iddiaları ile suçlayan Batı dünyası, bütün bir dünya kamuoyunun gözleri önünde yapılan Doğu Türkistan’daki Türk soykırımına seyirci kalmaktadır. Barışı korumak amacıyla kurulan Birleşmiş Milletler dahi Çin’e karşı bir girişimde bulunmamıştır. Doğu Türkistan Türklerine yapılan katliamlara sessiz kalınması Dünya Türklüğü’nün lideri konumunda bulunan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin uluslararası itibarını sarsmakta, devletimiz bu noktada yok sayılmaktadır. Ancak şunu ifade edelim ki, bu olaylarda katledilen, yaralanan ve tutuklanan Türklerle ilgili Yüce Türk Milleti taraftır ve bu milletin her ferdi yapılanların takipçisi olacaktır. Doğu Türkistan’ın yıllardır Çin zulmü altında çektiği sıkıntıları görmezden gelmek, ne insanlık olarak ne de aynı milletin evlatları olarak bize yakışmamaktadır. Hem devlet hem de sivil toplum kuruluşlarınca bu soykırıma sessiz kalamayız. Doğu Türkistan Türkleri, uğramış oldukları katliamda yalnız değillerdir, burada kardeşleri vardır. Bizler hayatı sadece ekonomik işler üzerine değerlendiremeyiz. Bu zulümleri yapanlara karşı birlikte hareket etme vakti gelmiştir. Ben Türk’üm, ben Müslüman’ım diyen hiçbir nefsin bu zulme sessiz kalması mümkün değildir. Doğu Türkistan davası hiçbir siyasi amaca malzeme yapılamayacak kadar ulvi bir dava olup, bundan sonraki süreçte bütün kurum ve kuruluşların tek bir ses halinde hareket ederek artık işi, sözden eyleme dönüştürmesi gerekmektedir. Bu yüzden Sayın Cumhurbaşkanı’ndan, Sayın Başbakan’dan ve Sayın Dışişleri Bakanı’ndan gerekli ve etkili uyarı, girişim ve yaptırımları beklemekteyiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği’ni de kullanarak bu kanın durdurulması konusunda tavır almasını bekliyoruz. Hatta Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden bir günlük de olsa yas ilan edilmesini talep ediyoruz. Sonuç olarak; yapılan katliamları Yüce Türk Milleti adına nefretle ve şiddetle kınıyoruz. Milliyetçi Hareket Par. İl Bşk. : Zeki KURT Milliyetçi Hareket Par. Mer İlçe Bşk: Mustafa SOYSALOĞLU Cumhuriyet Halk Partisi: Feramuz ŞAHİN Cumhuriyet Halk Partisi Mer. İçe Bşk.: Duran KUM Saadet Partisi İl Bşk.: Mesut DOĞAN Demokrat Parti İl Bşk.: İrfan ALPAT Anavatan Partisi İl Bşk.: Turan AYYILDIZ Büyük Birlik Partisi İl Bşk.: Mahmut İSOT Bağımsız Türkiye Partisi İl Bşk.: Bekir ERGÜN Şehit Aileleri Tokat Şub. Bşk.: Mehmet ÇATALYÜREK Ermeni Çetecilerinin Kat. Uğr. Mağ. Der. Bşk.: Prof. Dr. Münir ATALAR Atatürkçü Düş. Der. Tokat Şub. Bşk.: Gülderen YAMAN Türkiye Kamu-Sen İl Bşk. : Selim SARI Anadolu Gençlik Der. Bşk.: Mustafa KILINÇ Türk Eğitim-Sen tokat Şube Bşk.:Hakan AKKAYA Türk Tar. Orman-Sen Tokat Şub. Bşk.: Selim SARI TOSİAD Bşk.: Burhan BESLER Türk Enerji-Sen Tokat Şub. Bşk.: Cemalettin ERBAY Türkiye Sakatlar Der. Tokat Şub. Bşk.: Ali ARAS Vilayet İnsan Hak. Kom. Üy. : Kamil ALTUNTAŞ Diş Hek. Odası Tokat İl Tem.: Hikmet BEKÇİOĞLU Tokat Tabip Odası Genel Sekreteri: Dr. Hikmet BAYBURTLU Tokat Esnaf ve San. Odaları Bir. Bşk.: Mehmet BEKÇİ Erzurumlular Der. Bşk.: Doç. Dr. Mustafa CEYLAN Türk Büro-Sen Tokat Şub. Bşk.: Yusuf İsmail YILDIZ Türk Diy. Vakıf-Sen Şub. Bşk.: Necmettin DEMİRDEN Türk Sağlık-Sen Tokat Şub. Bşk.: Kayhan YILMAZ Türk Haber-Sen Tokat Şub. Bşk.: Talip ER Tokat Eczacılar Odası Bşk.: M. Ali DURMAZ Türk Kültür Haber Sen Şb. Bşk.: Halit AYBEK Muharip Gaziler Der. Bşk.: İsmail TAŞOVA Türk Ocakları Tokat Şb. Bşk.: Halil CAMGÖZOĞLU |
||
|
||
| Çin’in Doğu Türkistan’daki Uygur Türk’lerine yönelik vahşi saldırılarına karşı tepkilerin Çin Konsolosluklarına da ulaştırılmasında fayda olacağını düşünmekteyiz. Çin Büyükelçiliği’nin telefonlarına faks çekerek tepkileri ulaştırmamız mümkün. Soydaşlarımızın katledilmesine seyirci kalmayacağımızı gösterelim. Dil hiç fark etmez. İster Türkçe, İster İngilizce, İster Çince, İster Almanca… Artık hangi dilde olursa olsun tepkimizi ortaya koymalıyız. Tel: 0 312 446 08 92 ve Faks: 0 312 446 67 62 numaralı telefonlar Çin’in Ankara Büyükelçiliği’nin telefonları. Milli Dayanışma Platformu: |
||
|
||
| Bu gerçekten TOKAT gibi TOKAT olmuş herkese örnek olsun... | ||