|
||
| 2 AĞUSTOS 2009, ERCİYES TEKİR YAYLASINDA BULUŞALIM! | ||
|
||
| gelmez olurmuyuz kesinlikle geliyoruz geçen yılda ordaydık bu yılda ordayız .. kayserili asena | ||
|
||
2 AĞUSTOS 2009, ERCİYES TEKİR YAYLASINDA BULUŞALIM! S.A DEĞERLİ DOSTLARIM ERCİYESTE BULUŞALIM DERSİNİZ ANCAK MUALİF OLARAKMI YOKSA GERCEKTEN ERCİYES KURULTAYI YAPILACAKMI BENİ BİLGİLENDİRİRSENİZ SEVİNİRİM, |
||
|
||
2 AĞUSTOS 2009, ERCİYES TEKİR YAYLASINDA BULUŞALIM! S.A DEĞERLİ DOSTLARIM ERCİYESTE BULUŞALIM DERSİNİZ ANCAK MUALİF OLARAKMI YOKSA GERCEKTEN ERCİYES KURULTAYI YAPILACAKMI BENİ BİLGİLENDİRİRSENİZ SEVİNİRİM, Tek gayemiz Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ'in "İlelebet yaşamalıdır, Gelecekte Altaylarda, Tanrı Dağı'nda da yapılacaktır" dediği Kurultay'ın yaşatılmasıdır. Bunun muhalif olmakla ne ilgisi var? Başbuğumuzun emanetine sahip çıkmak isteyenler buyursun gelsin. Bunu muhalif bir hareket olarak görenleri Başbuğ'umuza muhalif görürüz böylece biline...! |
||
|
||
| Ağzına sağlık kardeş ne muhalifliği...Başbuğumuz uçmağa vardığından bu güne geçen süreçte birçok değerimiz örselendi ve bizler Ülkücü camia olarak sanki birileri üzerimize ölü toprağı serpilmiş hale geldik..Birileri sözüm ona memlekette dengeleri korumak adına Milletimizi özür dilerim Mankurta dönüştürdü..Bu esareti kıracak biricik güç Ülkücü harekettir yeterki Ateşin başında Milletimizin dinamizmini anlayıp harekete geçirecek Lider ve kadrolar bulunsun...Üzeri küllendirilmiş Turan ateşini Dünyayı aydınlatacak hale getirmek basittir..Ey Milletim uyan ve davran haydi Kızılelmaya...Saygılarımla.. | ||
|
||
| Geçen sene erciyeste idik. Allah izin verirse bu senede orada olacağız. Bu projenin yaşaması, yaşatılması gerek. Aktif bir şekilde olması lazım, organizasyonun iyi olması gerek. Sönük geçmemesi lazım. S.Y. | ||
|
||
| AZAMETİNDEN KORKTULAR… “ Erol Baykaldı” Erciyes’im, Başı beyaz Erciyes’im… Sevdana el uzattılar heybetinden ürküp… Öksüz bıraktılar seni azametinden korkup… Vuslatın en güzeline süslerdin kendini her yılın ağustos ayında… Bir ana kucağının sıcaklığında sarıp sarmalayacağın koç yiğitleri, anaları, bacıları beklerdin başındaki bulutları dağıtmadan… Heyecanın en keyiflisi ile titreyerek birbirine koşan ülküdaşların gözlerindeki ışık ile daha bir aydınlanır, sarmaş dolaş olup, tek yürek olmanın, tek bilek olmanın, tek haykırış olmanın benzeri görülmemiş güzelliğini sergileyen” dava insanlarının” sadakatlerine şahitlik ederdin… Göğsün kabarırdı, sevinirdin… Bir sevgi yumağı halinde bütünleşebilmenin coşkusuna ortak olur, zirvelerini okşayan bembeyaz bulutların çocuksu sevinçlerine tercüman olurdun. Rüzgarların daha bir serinletici eserdi vuslat günlerinde… Karlarındaki beyazlığı tarif etmekten aciz kalırdı “ ak” kelimesi. Daha bir “alp “çe duruş sergilerdi yüceliklerinde asırlardır dimdik duran kayalar. Bir eğilmezliğin, bir kırılmazlığın, bir adam gibi duruşun getirdiği azamet içinde, delercesine yükseltirdin başını gökyüzünün maviliklerine. Kürşat’ ın beyaz kanatlı atı olmaya özenirdi başındaki beyaz bulutlar. İsmindeki gibi “ er” lerle dolduğunda bedenin, öylesine büyür ve öylesine kucaklardın ki “ülkü erlerini”, “bir dağ “ ile “yüzbinlerce dağ gibi insanın” tek vucut olmasına hayret ederdi tabiat. Dostluk, kardeşlik ve samimiyet ipleri ile kurulmuş çadırların sessiz sevinçlerine, “Başbuğ Türkeş” nidaları ile eşlik eden yüzbinlerce haykırışın sıkılmış yumruğu olurdun… Bir ruhtun sen Erciyes Bir umuda açılan en büyük kapı, Yüceliğini kıskandıracak kadar yüce bir davanın ulu neferi, Ve, Heryıl, sabırsızlıkla beklenen bir vuslat şöleninin eli ayağı öpülesi ev sahibiydin… … Yine büyük oldu büyük dağın dumanı… Yine büyük oldu dumanın Erciyes… Sevdana el uzattılar heybetinden ürküp… Öksüz bıraktılar seni azametinden korkup… Korktular azametinden, ürktüler azametinden… Bir tarihi yeniden yazacak kadar yürekli insanları bağrına basmandan korktular… Cihanı yeniden şekillendirecek kadar kararlı seslerin gittikçe yükselen haykırışı olmandan ürktüler… Bir nesli “emperyalizmin iğfalinden” kurtarıp, “ ülkü” adlı nazlı geline sevdalandıran Başbuğ’ un “Türk” sevdası ile çarpan yüreğini ruhunda saklamandan korktular… “Başbuğ nerede biz oradayız…” nidalari ile inleyen gökyüzünün tepelerine çöküp, minicik kafalarını taşıyan kocaman mideli bedenlerini ezmesinden korktular… Her vuslatta, bağrına bastığın yüzbinlerce vatan evladının, bileklerine güç, yüreklerine ferahlık, inançlarına dirayet, ahd lerine vefa yüklemenden Korktular. Her ağustos ayının, yeni bir Malazgirt ruhu ile sarıp sarmaladığı ülkücü alp-erenleri birbirlerine bağlayan sadakat zincirlerinin çelikleşmesinden korktular… Her korkuları yeni korkularına gebe oldu… Korkularının soldurduğu benizleri ile ile itaat ettiler ihaneti işaret eden şer odaklarına… İhanetlerinin dayanağını “ iftira” edilmiş bir vasiyete dayandırma yüzsüzlüğü içinde, vefasızlıklarının iğrenç rüzgarını estirdiler bir kez daha… Kararttılar kanatlarını beyaz bulutların Erciyes’ te… Kanattılar bağrını dağ gibi bir haykırışın… … Mahzun durma Erciyes, yakışmaz sana dik başına halel getirmek. Ne vuruluşlara gülüp geçti bedenimiz, ne ihanet mermilerine siper oldu göğsümüz. Şarjördeki mermiye yüklendi ise yiğitlik, tetiği çeken parmakların kahpeliğini unutmak ar olsun bize… … Ben yine geleceğim sana Erciyes’im… Ilık ılık esen rüzgarlarındaki o” nazlı gelinin” kokusunu ben yine dolduracağım ciğerlerime… “İçimden vurulmuşluğuma” inat, gözlerimden akan yaşı toprağa değil Kararttıkları beyaz bulutlarınla paylaşacağım. Sen, Sana nakşedilmiş ruhu taşıdıkça Erciyes’im, Başbuğ’umun gür sesi sende yankılandıkça, Ben hep var olacağım… |
||
|
||
| Yapılacak proğram hakkında bilgi varmı arkadaşlar. Ne gibi aktiviteler olacak. | ||
|
||
| Çalışmalar devam ediyor. En kısa zamanda duyurulacaktır... | ||
|
||
| SELAMÜN ALEYKÜM, REİSLERİM,BÜYÜKLERİM,ABİLERİM,KARDEŞLERİM BİZLER BU DAVAYI REİSLERİMİZDEN ABİLERİMİZDEN BÜYÜKLERİMİZDEN ÖĞRENDİK.BU DAVAYIDA KÜÇÜKLERİMİZE ANLATMAK BOYNUMUZUN BORCUDUR.ÜLKÜCÜ HAREKET KENDİ BAŞINA BİR BAYRAK BİR SANCAKTIR. ....cCc....SANCAK BİR ŞEFERTİR.BU SANCAĞI TAŞIMAYACAKLAR YOLA CIKMASIN....cCc HER ZAMAN BAŞBUĞUMUZ BİZİ OBASINDA BEKLEYECKTİR....cCc..... |
||
|
||
| arkadaşlar 2 ağustos 2009 tarihinde allahın izniyle kurultayımız gerçekleşecektir |
||
|
||
| İnşallah BAŞBUĞUMUZUN evlatlarına yakışır bir kurultay olur.Evet bize Başğumuzun mirasıdır devam etmesinde fayda vardır.Erciyes kurultayı biz ülkücüler için aşıdır.Bir diriliş kutultayıdır. Tertip komitesine teşekkür ederim. |
||
|
||
| Eğer izin verilmezse fazla aktivite olacağını sanmıyorum ama izin verilirse sanatçılar getirtebiliriz... | ||
|
||
| Bu yıl ki kurultay müjdesini bütün bozkurtlara asenalara duyurmalı ve yüce Allah'ın izniyle tekirde buluşmalıyız...Kayseri'den tüm ülküdaşlarıma selamlar... | ||
|
||
| arkadaşlar hepimiz birlikte hareket edelim bi organizasyon oluşturup buluşalım.ben 30 temmez perşembe günü çadırları kurmaya gideceğim kurultay gününe kadar da ordayım. | ||