|
||
| "Tarih tekerrürden ibarettir" sözü gerçek oluyor. Bazılarınız bu sözünün yanlışlığını düşünüyor olabilirsiniz. Maksadım sizlerle bu sözü tartışmak değil. Amacım yıllar önce kaleme alınmış bir yazıyı şimdi sizlerle paylaşmak. Yazıyı okuyunca bazılarınız yanlış düşüncelere kapılabilirsiniz. Yazının günümüzle uzaktan yakından bir alakası yoktur. Bu yazı tamamen hayal ürünüdür. Bir masaldır. Masal bu ya, Bir ülke düşünelim. Zorlayınız hayal gücünüzü. Birde komşusu olsun bu ülkenin. Komşu bu ülkenin toprak bütünlüğüne saygı duymasın. Aralarındaki sınırı kabul etmesin. Uluslararası platformda sürekli bu ülkeyi yalan yanlış iddialarla köşeye sıkıştırmak istesin ve zaman zaman zor durumda bıraksın. Hatta bu komşu, bu ülkenin kan kardeşi olan başka bir ülkenin % 20 sini sahiplerinin desteği ile işgal etsin. İşgalle yetinmeyip burada yaşayanları soykırıma tabii tutsun. Binlercesini yerinden yurdundan edip sefalete mahkûm etsin. Yüzlercesini insanlık dışı metotlarla katletsin. Bırakınız insanlığı en vahşi hayvanları bile masum bırakacak bir uygulama ile hamile kadınların karnını yarıp bebeklerini öldürsün. Bu komşunun politikası bu ülkenin düşmanlığı üzerine şekillensin ve bu ülkeye düşmanlığı anayasasında açıkça yer alsın. Bu komşunun halkı terörü hayat tarzı haline getirsin ve kurduğu eli kanlı örgütleri ile bu ülkenin diplomatlarını acımasızca katletsin. Daha sonra bu katil, terörist devlete bunca acıyı yaşayan ülkenin devlet başkanı hiç bir şey olmamış gibi atılan bir topun peşine düşüp gitsin. Bir devlet başkanı yukarıdaki şartlarda bir top uğruna bu ülkeye gidiyorsa bu masalın bir yerinde bir yanlışlık var demektir. Ya devlette ya devlet başkanında ya da topta… Not: Tarih insanlardan ya övgü ya da sövgüyle bahseder... -alıntı- |
||
|
||
| Yok canım!? Böyle bir ülke, böyle bir devlet başkanı mı olurmuş!? Haa! Zaten bütün bu anlatılanlar masaldan ibaretti. Tabiatı ile masallarda her iş mümkündür. Yalnız gerçek hayatta da bütün bunların olabileceği bir ülke olabilir. Çünkü bu ülkede bir dizi "olmaz" diyeceğimiz işler her an yaşanmaktadır. Bir yanda canımızı alan, bayrağımızı yerlerde süründüren, bizden vatanımızı isteyen azılı katiller, eşkıyalar. Bir yanda Ulu Önderimizin "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." vecizesine uygun okumak isteyen kızlarımız. Ulu Önderimizin izinde olduğunu sürekli vurgulayanlar ne yapıyorlar, canımızı alan, bayrağımızı yerlerde süründüren, bizden vatanımızı isteyen azılı katilleri, eşkıyaları durdurmak bir yana bir de besliyorlar, başşehir Ankara'da bunların temsilcilerini barındırıyorlar. Kızlarımızı da sen okuyamazsın, diyerek kapılardan kovuyorlar. "Kamusal alan" bilmem ne yutturmacaları ile Milletin bazı kurumlarına sokulmuyorlar. Hakimler, yargıçlar, vaziyete göre, adama göre hükümler veriyorlar. İki de bir de bu milletin güvenliğinden sorumlular, başlarına çuval geçirilince sus pus oluyorlar, ancak bu Yüce Milletin evlatlarını uyduruk gerekçelerle sürekli olarak baskı altında tutuyorlar. Dünyanın en zengin maden rezervlerine sahip olan bu ülkenin insanları "bütçe delinir" gerekçesi ile açlığa, yokluğa mahkum ediliyorlar. Daha dahası da var ancak bu kadarı bile fazla geldi. Nevrim dönmüş vaziyette. |
||
|
||
| Bu diyarın, hani sahipleri dersin; cinler, Hani sahipleri der, karşıki dağdan bu sefer".... Mehmet Akif Ersoy |
||
|
||
| Sevgili Ülküdaşlarım, Tarih tekerrürden ibaret değildir.Akif"Hiç ibret alınsaydı tarih tekerrürmü ederdi"diyor.Ama tarih tekerrür ettirilyor.Bu milletin makus talihimi bu?Cenabı Allah buu necip milletin başına miletiyle ağlayan yine Milletiyle gülen idareciler getirsin(amin) |
||