|
||
| Kır Bu Okları Kurultay açılınca, eline bir ok alan Tuğrul Bey, bunu büyük kardeşi Çağrı Bey'e vererek, kırmasını istedi. Çağrı Bey bu tek oku kolayca kırdı. Üç ok birden verdi ve yine kırmasını istedi. Çağrı Bey üç oku zor kırdı. Ok sayısı dörde çıkınca kıramadı. Tuğrul Bey, Selçuklu ailesi için birlik ve beraberliğin şart ve kaçınılmaz olduğunu anlatmak için yaptığı bu hareketten sonra bir konuşma yaptı."Birlik halinde kalmadığımız takdirde, tek ok gibi kolaylıkla yenilebiliriz. Selçuklu ailesinin birleşik oklar gibi birlik içinde kalmaları halinde hiç kimse bizi yenemeyecektir. Bu şekilde cihanı fethedebiliriz." SAYGILARIMLA |
||
|
||
| Güzel güzel de... Avam ağzı ile birlik yapacağımız yerler ağrıyor. Birlik olabilmesi için hedefin bir, ancak usulde ayrılık olması gerekir. Bizim, hedefimiz bir olmayınca birliğimiz de olmuyor. Ancak usul farklarını aşabilmeliyiz. | ||
|
||
Güzel güzel de... Avam ağzı ile birlik yapacağımız yerler ağrıyor. Birlik olabilmesi için hedefin bir, ancak usulde ayrılık olması gerekir. Bizim, hedefimiz bir olmayınca birliğimiz de olmuyor. Ancak usul farklarını aşabilmeliyiz. Sayın Akmaz; ‘’avam ağzı’’bu sözle neyi kastettiğinizi anlayamadım, alınganlık göstermemeliyim diye düşünüyorum. Açıkcası çok detaylı yazmadığınızdan bir mânâ çıkartamadım,söylemeliyim. ‘’Usulde ayrılık’’ bunu da anlamış değilim. Bu sözünüzden zor günlerimizde çıkışımızın tarihimizde farklı farklı yollardan olduğunu mu söylemek istediniz bilemiyorum? Ancak benim ümidim hâlâ var; usuller farklıda olsa bu birlik sağlanacak ve biz yeniden kendine dönen bir millet olacağız diye düşünüyorum çok mu iyimser bakıyorum acaba? Saygılarımla… |
||
|
||
| Konuyu biraz daha açayım. Birlik olabilmek için hedefimizin bir olması lazım. Basitçe, hepimiz yolculuk yapacağız. Diyelim ki gitmek istediğimiz yer Ankara yani hedefimiz Ankara. Hal böyle olunca birlik olur. Usulde ayrılık ise şöyle izah edilebilir. Bütün yolcuların hedefi Ankara olmasına Ankara da bir kısım yolcu tirenle gitmek istiyor, bir kısmı da otobüsle gitmek istiyor. İşte birincisine çözüm bulmanın hemen hemen imkanı yok. Ancak ikincisi aşılabilir. Tabii ki bizim varmak istediğimiz hedef, burada olduğu olduğu gibi müşahhas olarak karşımızda durmuyor. İnsanları Ankara otobüsüne ya da Ankara tirenine bindirince Ankara'ya mecburen gidecekler. Ancak bizim hedefimiz mücerred bir yapıya sahip. Bunu daha iyi anlatabilmek için şu örnek yardımcı olacaktır diye düşünüyorum. Milletvekili seçimleri olsun. A partisinden adaylar, belirlenecek. Partililer, A şahsının iyi bir insan olduğunu düşünüyorlar ve onun aday olmasını istiyorlar. Çünkü A şahsı öyle bir görüntü vermiştir ve de hiç açık vermemiştir. Neticede A partisinden A şahsı milletvekili seçiliyor ve onu seçenlerle tüm bağlarını koparıyor. O ihale senin, bu torpil benim kasasını ve kesesini doldurma yoluna gidiyorlar. Bizin patililer şaşırıyorlar. Diyorlar ki: "Adam siyasete atıldı; bozuldu." Aslında A şahsının bir tek hedefi vardı: Seçildikten sonra yaptıklarını yapabilmek. Dolayısıyla hedefler ayrı olduğu için A şahsı ile partililer arasında birlik sağlanamadı; sağlanmasının da mümkünatı yoktu zaten. Teşekkür ederim. |
||
|
||
Sayın Akmaz; Elbette birlik olabilmek için hedefimizin bir olması gerekir. Bende verdiğiniz misalleri şöyle ifade etmeye çalışayım izninizle;bizim hedefimiz milletimizin zor günlerden geçtiğidir(,belki bunun çoğu farkında değiller ancak %47) Hâl böyle olunca bunu bir şekilde izâh etmek ,kalem ve kelâm erbâbına düşer. Halk bunlara ya inanır ya inanmaz ;küçükte olsa büyükte olsa inananlarla yola çıkılır. Kurtuluş Savaşımızdaki mücadeleyi emsâl olarak alırsak başarılı olacağı kâ’tidir. Milletvekili seçimleri husûsunda ise benim diyeceğim bir şey olamaz diyorum,çünki İnsanoğlu fıtrâtı gereği çıkar hesaplarından vazgeçmeye müsâit bir yapıya sahip değil diye düşünüyorum, yanlış mıdır? Hangimiz seviyor isek bugün yaşadığımız çağ itibârı(maddeci) ile acılara zâhmete katlanmayı göze alırız?(Beni katmayınız) ![]() Velhâsılıkelâm; nefsimizi aştığımızda o milletvekilide, insanımızda düzelecektir. Bu biraz sancılı, zor bir doğum olur ancak sonucunda nur topu gibi bir evlâda sahip olursunuz,inşallah! Ben burada kendi temennimi ,dileğimi belirteyim:Yüce Yaradan bize özü -sözü bir devlet adamları nâsip etsin. Tanrı Türk’ü Korusun! Oğuzhan,Tuğrul Begler, Çağrı Begler, Alparslan Begler,Bilgehan,Fatih Han, Yavuz Han,vs… Atatürk, Türkeş, hepsi nûr içinde yatsın, mekânları cennet olsun. Saygılarımla…. |
||