|
||
| DÜŞÜNMEYİ DÜŞÜNMEK Düşünmeyi düşündünüz mü hiç? Düşünme sözlükte; Düşünmek durumu, Tefekkür: duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu. Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi anlamlarına gelmektedir. Yukarda ki eylemler beyin adı verilen organ ile gerçekleştirilebilmektedir. Bu organımızı kullanmaya kullanmaya körelttik ya da paslandırdık. Bizim yerimize hep birileri düşündü veya onların adımıza düşünmelerini bekledik. Hala da bekliyoruz. Düşünmeyi farz kılan dinin İslam olmasına, akıllı olmayanların Müslüman olamamasına rağmen, bu dinin mensupları düşünme işini imamlara, şeyhlere, tarikat ve cemaat liderlerine bıraktılar. Onların her söylediklerini ve yaptıklarını din olarak kabul ettiler. Düşünmesi gereken, düşüncelerinden dolayı sosyal demokrat olarak adlandırılanlar da artık fikirlerinin aksine kapitalist düşündürülmeye başladılar. Rant dinliyi dinsizi, sosyal demokratı-komünisti, milliyetçiyi… Herkesi cezbetti. Düşünceler kökten değiştirildi; eskiden “her şey Türk’e göre Türk tarafından Türk için” fikri şimdi “her şey dolara göre dolar tarafından dolar için” Eskiden “her şey Allaha göre Allah için” şimdi “her şey Euro göre Euro tarafından Euro için” Eskiden “her şey işçiye göre işçi tarafından işçi sınıfı için” şimdi “her şey sermayeye göre sermaye tarafından sermaye için” haline geldi. Bu gelinen noktayı Irak’ta Türk’e, Müslüman’a ve İnsana yapılan insanlık dışı uygulamalara sessizliğimiz ile doğrulamıyor muyuz? Değilse neden susuyoruz? Neden susturuluyoruz? Düşüncesizlik düşüncesi toplumu o kadar etkisi altına aldı ki sınıfta öğretmen, okulda müdür, camide imam, cemaatte müftü, vakıf, dernek, sendika, parti gibi sivil toplum kuruluşlarında başkan vs. vs. insanlar adına düşünüp karar veriyorlar. Bu kararların doğruluğunu ve yanlışlığını sorgulamak, düşünmek hiç birimizin hakkı, haddi ve de istediği bir şey değil. En kolay olanı uydum hazır olan imama… Bugün Hıristiyan birliği, Hıristiyanların birliği kurulurken Müslümanlar uyuyor. Uyutuluyor… “Yamyamların” bile bağımsız olduğu dünyada hala esir Türklerin olması Turancıların, Türk Milliyetçilerinin düşünmesini her zamankinden çok gerekli kılmıyor mu? Türk Milliyetçilerinin artık düşünmesi gerekmiyor mu? Türk dünyasının nasıl bir araya geleceğini, alfabe ve dil birliğinin nasıl sağlanacağını, ortak sanayinin nasıl kurulacağını, Türk ortak pazarının nasıl oluşturulması gerektiğini, zulüm ve baskı altında yaşayan Türklerin sıkıntılarının nasıl giderileceğini, Büyük Turan devletini nasıl kuracağını… Ancak bizler işin o kadar kolayına alıştırılmışız ki düşünme eylemini dahi başkalarına havale etmiş ya da onların düşüncelerine inanıp yanlışlarını bile bile savunmak için çeşitli yollara başvurmuşuz. Hatta o sözlerin ve görüşlerin sahipleri bu düşüncelerinden vazgeçmişler biz bu düşüncelerde ısrar etmişizdir. Haydi, hep birlikte düşünme eylemine geçelim. Düşünmeyi düşünelim. Düşünmemizi istemeyenlere inat hep birlikte düşünelim… |
||
|
||
| biz Türkler herzaman tarih boyunca içimizdeki ajanlarla mücadele etmek zorunda kaldık bu günde aynı Türk Milliyetçileri Başbuğ'un vefatından beri dünya Türkleri ile ilgilenmeyi esas vazifemiz olan Turanı gerçekleştirme hedefinden bilerek isteyerek saptırıldı. bugün ülkücüler dünya Türkleriyle ilgilenmek şöyle dursun kendi öz partilerinden dışlanmıştır. ve bugün ülkücü hareket hayata geçtiği günden bu güne kadar uğramadığı kadar ihanete uğramakta ve Türkçülük kendi partimi tarafından artık benimsenmemektedir. ancak bu haraket şu anda genel merkezde oturanların sandığı kadar ucuz kurulmadı ve ucuzda yıkılmayacak onlar ne yapmak isterlerse istesinler bizim içimizdeki inancımıza kalbimizde yatan büyük turan devletine engel olamayacaklar benim şahsi görüşüm dünyadaki Türkleri kurtarmanın ilk şartı milliyetçi hareket partisini bu zihniyetten bu genel merkezdeki şahıslardan kurtarmaktır. | ||
|
||
| Haydi, hep birlikte düşünme eylemine geçelim. Düşünmeyi düşünelim. Düşünmemizi istemeyenlere inat hep birlikte düşünelim… |
||