|
||
| Yolların Sonu Bu gün yollanıyorken bir gurbete yeniden Belki bir kişi bile gelmeyecektir bize. Bir kemiğin ardında saatlerce yol giden itler bile gülecek kimsesizliğimize Gidiyorum: gönlümde acısı yanıkların... Ordularla yenilmez bir gayız var kanımda. Dün benimle birlikte gülen tanıdıkların Yalnız bir hatırsı kaldı artık yanımda. Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz; Çünkü bu yol kutludur, gider Tanrı Dağına. Halbuki yoldaşını bırakıp dönenlerin Değişilir topuda bir sokak kaltağına. İster düşün... Kendini ister hayale kaptır... Uzar uzar, çünkü hiç sonu yoktur yolların. Bakarsın aldanmışsın, gördüğün bir seraptır Sevimli bir hayale açılırken kolların. Ey doğunun anlımı serinleten rüzgarı! Ey karanlıkta bana arkadaşlık eden ay! Arzularım bir oktur, aşar ulu dağları. Düştüğü yer uzakta “DİLEK” adlı bir saray. O sarayda bulunca Tanrılaşan erleri Artık gözüm arkaya bir daha dönmeyecek. Hepsi sussa da “Kür şad” uzatarak elini; “Hoş geldin oğlum ATSIZ, kutlu olsun! ” diyecek. 1932 . Hüseyin Nihal Atsız |
||
|
||
| Üzülmeyin gardaş Bir ÇAkal Hükmü varsa Birde BOZKURT TÖRESİ var.. Allahıma yemin olsun Başbuğum emin olsun gün gelicek devran dönecek sorumlulardan hesap sorulacak... Allah yardımcımız olsun.. | ||
|
||
| Bu vesileyle Atsız Atayı Rahmetle anıyoruz... Ruhu şad olsun! | ||
|
||
evet ne yazik ki şu an Atsız Atamın bahsettiği, durumun ne olduğunu canlı yaşıyorum.. İtlerin güleceği kadar çaresizim ne yazikki...
|
||