Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/teshaber/public_html/erciyeszaferkurultayi.org/public_html/forum/arsiv.php on line 173

Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/teshaber/public_html/erciyeszaferkurultayi.org/public_html/forum/arsiv.php on line 173
Erciyes Türk Dünyası Kurultayı (Arşiv Ana sayfa) => HAN OTAĞI

Konu: BAŞBUĞUM'A

Sayfa: [ 1 ]

ulkucu_kizz 15.07.2008 03:05:44
O ,Türklüğün bas kaldırış destanının bir yeminli fişeği.
O, kutlu bir ırkın hürriyete aşık bir keskin bıçağı.
O, tarihin kalbine adını kazıdığı, unutulmaz bir gerçeğiydi.
O, çılgın baskınlarda Kürşad,
tuğ kaldıranda Mete Han,
sevgide Yunus,
öfkede Yavuz ,
sabırda Yesevi,
cenk meydanlarında Alparslan gibiydi.
O, hürriyeti yeniden dirilten Bilge Kağan,
elinin ulaştığı yere başkalarının hayallerinin bile ulaşamadığı
Fatih Sultan Mehmet Han,
Avrupa’yı titreten Attila ,
Ergenekon’da Börteçine, .
Peygamberce müjdelenen Satuk Buğra Han’dı.
O,asırlar boyu dilden dile dolaşacak olan bir efsaneydi
O, en müthiş silahlarla bile yıkılmayacak olan bir devdi
O, söndürülmesi imkansız olan bir alevdi
Bir gece ansızın bu dünyayı bırakıp gidişi
Hüzün içre bir şiirin bestelendiği andı.
Belki bir yüreğin amansız lavlar püskürmesi,
Belki saldırıya beş kala bir kurdun göz yaslarıydı bu..
Gidişin dağların başımıza devrilmesi,
Umuda çelikten ağlar örülmesi,
Üstümüze hain oklar gerilmesiydi,
Sen gittin ya Başbuğum. .
İşte o gün ruhuma ağulu hançerler sapladılar acımasızca.
Öksüz buldular, yetim gördüler.Vurdular hesapsızca..
Sen gittin ya yalnız bu şehir değil,
yalnız Bozkurtların değil,
yalnız Türkiye değil ,
tüm Türklük ,tüm cihan , bütün Turan ağlayacak.
Gidişinin ardından ,gökte ay üçe bölündü sorgusuz sualsiz ve korkusuz.
Biri Bozkurtlarına,
biri çileye nikah kıymış bütün Türklere,
diğeri de geleceğin umutlarını taşıyacak daha doğmamış bayraktarlara.
Gidişin ölüşümüz müydü, yoksa öksüz kalışımız mı?
Bu çaresizlik umutların tükenişi,
yolların tıkanışı,
yaralı yüreklerin yalvarışımıydı?
Bu binlerce Bozkurdun ölüşü,
dünyanın ters dönüşü,
yıldızların sönüşümüydü?

Bu Türklüğün başsız kalışı ,
Turanın hayal olusu,
zamanın uykuya dalışımıydı?
Bu kinin zulme bilenişi,
garip gönlün dilenişi,
hıçkırıkların salınışımıydı?
Bu kutlu bir hayatın kısa metrajlı bir sunumu,
yalan ve gerçeğin konumu,
yoksa yolların sonumuydu?
Bu yaslı Türklerin aya seslenişi.
Yusuf’ların zindana yaslanışı.
deliler ordusunun uslanışımıydı?
Bu sevda var ya Başbuğum iste bu sevda…
Yuğ töreninde sana yakılan sagularla,
sana yapılan dualarla,gökleri inleten tekbirlerle,
sana delice olan bağlılığımızın saygımızın, sevgimizin bir göstergesidir.
Bu araladığın kapıdan sular seller gibi,
Türkçü diller gibi,
bayraktaki allar gibi sana olan sadakatin minnettarlığıdır
Bu, gidişine göklerin bile ağladığı o günde,
içimizdeki yangını yağan karın bile söndüremediği o günde,
buza, soğuğa ,ayaza karşı koca bir sevdanın,
koskoca bir aşkın naralandığının belirtisidir.
Bu Altay’dan kopan bir çığın yüreklerine tuz bastıktan sonra acılarını
Tuna’ya gömdüğü ,
yüzünü Tanrı Dağı’na döndüğü,
her dakika ismini andığı,
ruhunun Türk-islam’la yandığı ,
Allah,Kur-an, bayrak ve silah üstüne yemin verdiğinin bir alametidir
Sanma ki gittiğinde bayrak yere düşecek,
Türklük esir kalacak, Türk milleti mahvolacak
Sanma ki bir şehidin kanı yerde kalacak.
Sanma ki indirilen bayrağın hesabi sorulmayacak.
Sanma ki bu düzen bizi hep avucunda tutacak.
Sanma ki Ergenekon’dan çıkılmayacak.
Asra yemin olsun ki Başbuğum….
yolun yolumuz, andın andımız ,şerefin şerefimizdir..
Ruhun Şad, mekanın cennet olSun Başbuğ’um…..


Sayfa: [ 1 ]