Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/teshaber/public_html/erciyeszaferkurultayi.org/public_html/forum/arsiv.php on line 173

Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/teshaber/public_html/erciyeszaferkurultayi.org/public_html/forum/arsiv.php on line 173
Erciyes Türk Dünyası Kurultayı (Arşiv Ana sayfa) => HAN OTAĞI

Konu: Bir Çok Kitap: Bir Çınar'a Dair Yazılanlar

Sayfa: [ 1 ]

ulkucu_kizz 15.07.2008 02:59:05
Bir Çok Kitap: Bir Çınar'a Dair Yazılanlar



Milletlerin tarihlerinde dönüm noktaları, kritik anlar olması kaçınılmazdır. O dönemlerde, dönemlerinin ötesini görebilecek; şaşkın, çözülmekte olan kitleleri toparlayıp sırat köprüsünden geçirebilecek liderleri, kahramanları içinden çıkarabilen milletler tarihin meşakatli yollarında yürümeye devam edebileceklerdir. Tarihin en uzun yürüyüşçülerinden olan Türk milleti'de yolbaşçıları sayesinde varlık mücadelesini sürdürebilmiştir. Bu önderlerin son dönemdeki en önemlilerinden biri şüphesiz Alparslan Türkeş'tir. Türkeş bir asker, siyasetçi, fikir adamı, milyonları ardından yürüten lider en önemlisi şerefli bir Türk olarak yol göstermeye devam edecektir. Büyük insanların kadrinin bilinmesi, düşüncelerinin anlaşılması, hedeflerinin algılanması zordur. Bir yerlere varabilmek için bunların anlaşılması lazımdır, bunun için de elbette önce anlatılmaları gerekmektedir.

Alparslan Türkeş görüşlerini düşüncelerini anlatan kitaplar yazmıştır. Türk milliyetçiliğinin yol haritası olan "Dokuz Işık" adlı eseri 12 Eylül öncesi en çok basılan eserlerdendir. Bunu dışında 10 kadar kitabı bulunmaktadır. Konuşmaları, röportajları ayrıca kitap halie getirilmiştir. "Kahramanlık Ruhu", "Millî Doktrin Dokuz Işık", "Dokuz Işık ve Türkiye", "Temel Görüşler", "Türkiye’nin Meseleleri", "1944 Milliyetçilik Olayı", "Dış Politikamız ve Kıbrıs", "Yeni Ufuklara Doğru", "Gönül Seferberliği" ve "Savunma" gibi kitapları hem türk milliyetçiliği hakkında hem de yakın tarihimizin önemli olayları hakkında aydınlatıcı işleve sahiptir.

Siyasi bir lider olması ve zorlu bir dönemde yaşaması hasebiyle hakkında çok şey söylenmiş, yazılmıştır; dostu kadar belki daha fazla düşmanı olmuştur. Son dönemde Türkiye'yi ilgilendiren hemen her önemli olayda rol oynamış birinin hakkında tartışmaların olmaması mümkün değil. Herkesin her konuyu aynı biçimde algılaması ve her konuda aynı fikirde olması da beklenmemeli tabi. Söylenenleri salt övgü veya suçlamadan öte değerlendirebilmek, analiz edebilmek için şahısların sözleri, hayatı, eserleri ve onun hakkında yazılanlar gerçekci bir şekilde incelenmelidir. 

Hulusi Turgut'un kaleme aldığı Alparslan Türkeş'in anıları Hürriyet gazetesinde yayınlandı ve geniş yankılar buldu. Daha sonra "Şahinlerin Dansı: Türkeş'in Anıları" adıyla ABC Basın Ajansca basıldı. Alparslan Türkeş'in çocukluğundan, gençliğine, 60 ihtilalinden siyasi hayata girmesine pek çok konu hakkında bilgi edilebilir.

                                                                       

Dr. Arslan Tekin'in yazdığı "Alparslan Türkeş'in Liderlik Sırları" ve daha geliştirlimiş bir hali olan "Son Başbuğ" adlı eserler de Türkeş'in farklı yönlerini ele alınmıştır. Türkeş'in kitleleri peşinden götürebilmesinin nedenleri, Türkeş'in yönetim tarzı gibi konularda bilgi edinmek için önemli eserler, aynı zamanda bir kişisel gelişim kitabı olarak da okunabilir. Türkeş'in Ermeni sorununa yaklaşımı, örnek bir devlet adamı olduğunun örnekleri de bu kitaptaki ilginç konulardan. Önyargılardan uzak, reelpolitiğe hakim ancak ilkelerini gözetmekte kararlı bir lider tipi çizen Türkeş'in gerektiğinde şahin gerektiğinde uzlaşmacı tutumlar alabilmesinde sahip olduğu sağlam kişiliğin izlerini bu eserde okuyabiliyoruz. İlk kitap Okumuş Adam Yayınlarından ikincisi Elips Yayınlarından çıktı.

Alparslan Türkeş'in siyasi yaşamına dair çeşitli çalışmalar da yapılmıştır. Hamle yayınlarınca okuyucuya sunulan Muammer Taylak'ın "Alparslan Türkeş'in Türk Demokrasi Hayatında 30 Yılı" bunlardan biri. Siyaset kulvarında yaşadıkları, CKMP'den MHP ye uzanan süreç çeşitli yönleriyle anlatılıyor.  Taylak, ayrıca çoğu kendi çektiği resimleri içeren bir Alparslan Türkeş albümü çalışması da yapmıştır.  Mehmet Doğan'ın "Alparslan Türkeş MHP ve Gölgedeki Adam" adlı kitabı da bu siyasetçi Türkeş'i anlatana bir çalışmadır.

Muhiddin Nalbantoğlu'nun "Alparslan Türkeş'le Tarihi Aydınlatan Sohbetler" adlı eseri de önemli meseleler hakkında Türkeş'in görüşlerini, önerilerini aktaran ilginç bir çalışma.

Hayat insana çok farklı sürprizler yapabiliyor. Bir birine taban tabana zıt kişilerin yollarını çakıştırabiliyor söz gelimi. Tabi bunlar bazen mecburiyetten oluyor. Oral Çalışlar'ın cezaevi hatıları da bunun güzel bir örneği. Çalışlar, cezaevi yıllarını "Ecevit, Türkeş ve Erbakan'la Cezaevi Günleri" adıyla kitaplaştırdı. Gendaş yayınlarınca hazırlana bu kitap yazarın günü gününe tutlmuş notlarına dayanıyor. 12 Eylül sonrasında çeşitli siyasi görüşlerden kişiler tutuklanmış; liderler ve  milletvekillerinin büyük çoğunluğu adı "Liderler Hapisanesi"ne çıkan  Ankara Merkez Komutanlığı'na bağlı Ordu Dil ve İstihbarat Okulu'nun tutukevine kapatılmışlardır. Yazar da iki yıl kadar burada tutklu kalmış ve zor dönemler geçiren siyasetçilerle birlikte yaşadıklarını anlatmış, çok dersler alınacak bir çalışma çıkmış ortaya.

                                     

Gazeteci yazar Hakan Akpınar'ın Birharf yaınlarından çıkan "Kurtların Kardeşliği" eseri de Alparslan Türkeş'in ve Ülkücü Hareketin 40 yıllık mücadelesini incelemiş. Bİr çok noktada eleştirilebilir bir eser ancak çok ilginç konulara değinildiği de bir gerçek.

                                                                                                                                                                       

Türkeş hayatı boyunca çeşitli suçlamalara maruz kalmıştır. Bunlardan biri de amerikan yanlısı olduğu iddialarıdır. Son günlerde yazılan bir kitap bu iddialara belgelerle bir cevap niteliğinde. Türkeş'in basın müşavirlerinden olan Rasim Ekşi'nin kaleme aldığı "Alparslan Türkeş: Amerikan İngiliz ve Fransız Belgelerinde" adlı çalışmada gizlilik süresi dolan 30 yeni belge ile 27 Mayıs’a ‘dışarıdan’ bir bakış açısı getiriyor. Belgeler İncelendiğinde Alparslan Türkeş ve arkadaşlarının (14’lerin) faaliyetlerini en yakından takip eden ülkenin İngiltere olduğu dikkati çekiyor. Türkiye, Yunanistan ve İngiltere arasında varılan anlaşma ile “Kıbrıs Cumhuriyeti” kurulmak üzere iken Ankara’da yönetimin değişmesi, Londra’yı yeni bir “Kıbrıs politikası” oluşturup oluşturmama konusunda arayışa sevk ettiği görülüyor. Adanın Yunanistan’a verilmesi konusunda eski yönetimi ikna edemeyen İngiltere, darbeden sonra Türkeş’in doğum yerini araştırıyor. İngilizler, Kıbrıs doğumlu subayın ilk günden beri memleketine gösterdiği yoğun ilgiden rahatsız olduğunu görüyoruz. Fransa da  Türkeş ve arkadaşlarının Cezayir Milli Kurtuluş Hareketi’ne verdikleri destekten rahatsızlık duyduğunu ve  Türkeş hakkında bilgi topladığını görmekteyiz. Amerikan belgelerinde de Türkeş'in Türkiye'de Amerikanın tehlikeli bulduğu 50 kişilik listede olduğunu okumaktayız. Bunca düşmanlık çeken birinin bu devletlerin adamı olması ihtimali var mıdır bilmiyorum. Bir diğer itham da Türkçülerin İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerden maddi destek aldıkları yönündedir. Bu kitapta belgelerle aslında kimlerin bu paraları aldıkları açığa çıkmıştır. Gerçeklerle değil şablonlarla, önyargılarla hareket edenler için bir şey fade edecek midir yazılanlar, şüpheliyim. Ancak gerçekleri görmek isteyenler için belgeler ortada duruyor.



Sayfa: [ 1 ]