|
||
| BİR ZEYBEK HAVASINA NE DERSİNİZ? MHP ve onun Lideri Dr.Devlet Bahçeli'ye başlatılan iç ve dış saldırılara, dün yazmış olduğum “Dün Yaptıklarınızı Unutmadık” başlıklı yazı ile cevap vermeye çalıştım. Yazımızı okuyan birçok Ülküdaşımız, yazının muhataplarının kimler olduğunu sormak için telefonlar açtılar, internet sitemize yorumlarda bulundular, yüzlerce –mail gönderdiler… Hepsine gerek telefonda, gerekse e-mail ile yolu ile sordukları sorunun cevaplarını verdim. Ülküdaşlarımızın en çok sordukları soruların başında “MHP Misyonunu Tamamladı” diyen kişinin kim olduğuna dairdi. Bu cümlenin ve daha o yazıda belirtmediğim MHP hakkında söylenmiş birçok cümlenin sahibi, Namık Kemal Zeybek'ten başkası değildir. MHP ve onun liderine karşı başlatılan girişimlerde yerini alarak, geçmişte rahmetli Başbuğ'a da ortak olumsuz görüşleri olan kişilerle ‘eller havada' poz veren Namık Kemal Zeybek; ‘Parti üst yönetimi ile parti tabanı arasında bir içtihat farkı var. Bu hareketi bütün yüreğimle destekliyorum' demiş… Bu sözü duyunca, bende arşivi inceleme ihtiyacı doğdu.. Özellikle Namık Kemal Zeybek'in, Hürriyet Gazetesi'nde, 3 Temmuz 1988 günü “Pazar Sohbeti” adı altında Emin Çölaşan'la yapmış olduğu bir söyleşi var ki; Namık Kemal Zeybek'in geçmişinde içtihat farkının sürekli olduğunu göstermektedir. Bu yapılan “Pazar Sohbeti'nin” manşetinde kısa başlık şöyle: Eski MHP'li yeni ANAP'lı Namık Kemal Zeybek'e göre, sadece milliyetçiliğe dayalı siyasi organizasyon dönemi kapandı'. Büyük başlık ise; “MHP Misyonunu Tamamladı” şeklinde yer alıyor. Yapılan o “Pazar Sohbeti'nde” Emin Çölaşan, Namık Kemal Zeybek'e, ‘MHP ve Başbuğ Alparslan Türkeş' hakkında birçok soru yöneltiyor. Bakın, Namık Kemal Zeybek o sorulara nasıl cevap veriyor: Emin Çölaşan: - MHP ve Ülkücü kuruluşları biraz eleştirsenize. Koptuğunuza göre bir sebebi olması gerekir. Namık Kemal Zeybek: - Bir kere ben, bunu kopmak diye almıyorum. MHP bitti, misyonunu tamamladı ve tarihteki yerini aldı diye bakıyorum. Bugün artık MHP diye bir şey olduğuna inanmıyorum. MHP belli bir görev yapmıştır ve tarihteki yerine intikal etmiştir. Emin Çölaşan: - Peki ama bugün o partinin devamı olan MÇP var. Eski MHP takımının bir bölümü, Başbuğ Türkeş'in liderliğinde yine orada toplanıyor. Acaba Ülkücü Hareket de bitti mi? Namık Kemal Zeybek: - Ülkücü Hareket diye bir şeyi de ben bugün mevcut saymıyorum. Emin Çölaşan: - O da MHP gibi tarihe mi karıştı? Namık Kemal Zeybek: - Evet… Ülkücü Hareket de görevini yapmış, çok ciddi ve vatansever kadrolar yetiştirmiş ve tarihe karışmıştır. 1980'den sonra kendisine “Ülkücü” diyen bir hareket zaten görünmüyor. Emin Çölaşan: - Yani Türkeş artık devrini tamamladı mı? Namık Kemal Zeybek: - Hizmet tamamlanmıştır. Türkiye artık değişmiştir. Türkiye, yeni bir Türkiye olmuştur. Her şeyi değişmiştir ve bu değişikliklere cevap vermek üzere ANAP kurulmuştur. Artık eski MHP gibi bir partiye ihtiyaç yoktur. Böyle bir partinin şansı da yoktur. Bu yüzden de sayın Türkeş'in çizgisinden ve kendisinden ayrılan eski MHP'lilerin büyük çoğunluğu, ANAP'lı olmuştur. Emin Çölaşan: - Ve size göre, Türkeş bundan sonra köşesinde mi oturmalıdır? Namık Kemal Zeybek: - Oturmalıdır. Tabii kendisi bir siyasi parti olarak ortaya çıkmayı doğru buluyorsa, kendisine başarılar dileriz. Emin Çölaşan: - Yani Türkeş'e veya partiye karşıtlığınız var mıydı? Namık Kemal Zeybek: Bir takım şeyler vardı. * * * Namık Kemal Zeybek, Emin Çölaşan'la yapmış olduğu ‘3 Temmuz 1988 Pazar' tarihli söyleşide bol bol MHP ve onun ölümsüz lideri Alparslan Türkeş'e karşı bir üslup kullanarak, “MHP ve Alparslan Türkeş Misyonunu Tamamladı” sözlerini kullanmış, adeta bütün sorular ve karşılığını bulan cevaplar, MHP ve Başbuğ Alparslan Türkeş'i hafızalardan silmek adına birbirini tamamlamıştır. Bana birçok arkadaşımız soruyor: - ”Namık Kemal Zeybek hakkında niye daha önce bu tür yazmadın da şimdi yazıyorsun?” diye… Hafızanın canlanması için, bazen dürtülmesi gerekiyor demek ki. Namık Kemal Zeybek'in “içtihat farkı”nın, dün Başbuğ Alparslan Türkeş'e en acımasız bir şekilde yapıldığı ve şimdi Türk milliyetçiliğinin lideri Dr.Devlet Bahçeli'ye de aynen uygulanmaya çalışıldığı, arşivler ve günümüz harmanlamasından ortaya çıkıyor. “MHP'ye gelip, görev almak” demek, zaten ülkücülerden dilenen bir özürdür. MHP'nin politikalarını benimseme demektir. ”Vay efendim, MHP'de diğer partilerden gelip, görev alanlar var.” diye eleştiri getirmeye çalışanlar var. Başbuğ zamanında da olmadı mı, kendisine en ağır hakaretleri edenlere, en büyük ihanetleri gerçekleştirenlere, en zor anında bırakıp kaçanlara, gözünün içine bakarak parti rozetlerini takmadı mı? Böyle bir hesaplama yapmak, herkesi yanıltır. Önemli olan, görev aldığında ve MHP'ye geri döndüğünde ölçülerini nelerin belirlediğidir. Sayın Namık Kemal Zeybek, siyasi siciline işleyen bu yukarıdaki söylemlerle, Ülkücülerin hafızalarında birçok yer kaplarken, şimdi yine MHP'nin önünü kesmek için başlatılan girişimlerde ön saflarda yer alarak “içtihat farklarından” bahsederse, birileri de çıkıp her şeyden bahseder. Ne oldu ki; daha iki hafta önceye kadar, her yolu deneyip, yorulup, derin uykuya yatan sizler, MHP'nin sürekli büyüdüğünü anlayınca, yine karargâh kurduğunuz bürolarda toplanmaya başladınız? Böyle bir harekete girişmeniz, geçmişinizi tekrarlamanız olmuştur. Hele siz imzacılar ve onları destekleyenler, sağa-sola fakslar çekip, adeta yalvarır gibi imza dilenenler, bu dünyada Başbuğ Alparslan Türkeş'in ismini ağzınıza alacak en son insanlar sizlersiniz. Bunu herkes adı gibi bilmektedir. Fakat senaryo icabı şimdilik hepiniz ‘birbirinizi idare etme' vazifesini yerine getirmektesiniz! Eğer öyle olmazsa, karargaha dönüştürülmüş malum gazete, şimdi imzacıların arkasındaki en büyük destekçi olan ve Namık Kemal Zeybek'le birlikte eller havada poz veren bir başka kişi (Ramiz Ongun) hakkında (23 Kasım 1997 ) tarihli gazetelerinde şu sözleri kullanır mıydı? “12 Eylül 1980 sonrası hareketten fiilen uzak kalışı ve yaklaşık 17 yıl sonra tekrar bütünleşmesi… Ayrılığı sırasında Almanya ve Avrupa'daki hareket ve teşkilatlanmada üstlendiği aktif olumsuzlukları… Son genel seçimlerde Adana'dan DYP içinde adaylık yarışına girmesi. Geçmişte MÇP veya MHP hakkında belirttiği olumsuz ifadeler” Bu sözler, hafızalara çelik zincirlerle bağlansın ki, MHP Genel Başkanlığı makamının bu kadar ucuz olmadığı anlaşılsın!... MHP'yi karıştırmak isteyenlerin, huzursuzluk vermek isteyenlerin kimler olduğu, herkes tarafından bilinsin! Bu konuda nostalji yapma hevesinde olanlara hiçbir Ülkücü müsaade etmeyecektir. Şu anda imzacıların ve onları yönlendiren kişilerin tek derdi; MHP'yi, Dr.Devlet Bahçeli'nin başında olduğu bir halde seçimlere sokturmamaktır. MHP'nin Türk siyasetinde alternatif olduğu bir dönemde meclise girmesi demek, bunların isminin dahi artık zikredilmemesi demektir. Şahsi menfaatlerine yönelik hedeflerini ‘İdeolojik kaygı, Ülkücü İrade' gibi kılıflandırdıklarına değil, sadece bunların geçmişine bakın yeter… |
||