|
||
| BULUTLARDA AĞLADI Birden bir kara haber dağıldı, Duyan kara bağlar oldu BAŞBUĞUM. Türk-İslam alemi yasa boğuldu, Göz pınarlar çağlar oldu BAŞBUĞUM. Nikah kıydın gelin eve inmedi, Gittiğin gurbete giden dönmedi. Fırtına durmadı yağış dinmedi, Bulutlar da ağlar oldu BAŞBUĞUM. Türk'ün ahvalini Türk olan anlar, Bu dünyadan geçti nice civanlar. Amma seni uğurladı milyonlar, Kabre koyan sağlar oldu BAŞBUĞUM Dokuz Işık fikrin çaredir derde, Yurdu sattırmadın asla namerde. Sevgin yaşamakta nice kalblerde, Acın yürek dağlar oldu BAŞBUĞUM. Turabi'yim sazımdaki telimin, Duvaları eksik değil dilimin. Dünyayı şaşırtan ani ölümün, Yürekleri dağlar oldu BAŞBUĞUM. Aşık Temel Turabi |
||
|
||
| BAŞBUĞUM Bir haber ulaştı Türk Dünyasına Yollar sana ağladılar BAŞBUĞUM Gök yüzü sallandı bulut yaş döktü Seller sana ağladılar BAŞBUĞUM Genci ihtiyarı yatanı ile Elinde bayrağı tutanı ile Türkmeni, Kırgızı, Tatarı ile Eller sana ağladılar BAŞBUĞUM Çok güçlü irade vermiş Han sana Hiç kimse diyemez bir noksan sana TÜRK-İSLAM uğruna koştun çok sene Yıllar sana ağladılar BAŞBUĞUM Sevdiklerin tekbir ile ses tuttu Kara giyfi Ankara'yı sis tuttu TÜRK dünyası baştan başa yas tuttu İller sana ağladılar BAŞBUĞUM Bizlere yön veren ALPARSLAN idin Geleceği gören ALPARSLAN idin Malazgirt'ten giren ALPARSLAN idin Diller sana ağladılar BAŞBUĞUM Sürgün eylediler hapse attılar Her türlü sözüne kafa tuttular Turan ülküsüne Başbuğ yaptılar> Kullar sana ağladılar BAŞBUĞUM Sensin Ülklücü'nün ekmeği aşı Seninledir kalbimizin atışı Seninledir beşbin şehit yatışı Şallar sana ağladılar BAŞBUĞUM Doğu'dan Batı'ya ülkü estirdin Vu vatanda komunizmi susturdun Ülkü yetiştirdin çiçek açtırdın Dallar sana ağladılar BAŞBUĞUM Sen ülkü çınarı biz çiçekleri Sen gösterdin bize tüm gerçekleri Kazanoğlu söyler hep gerçekleri Teller sana ağladılar BAŞBUĞUM Erzurumlu Aşık Selahaddin Kazanoğlu |
||
|
||
| BAŞBUĞ'A AĞIT Bir ömrü ülkesine adadı, O Başbuğ'du, hem de bize babadı. Komünizmi kökünedek budadı, Başbuğum dünyadan göçtü dediler. O Başbuğ'du Bozkurt onun rehberi, Hep fikir üretti kalmadı geri. Turan ülkesiydi büyük eseri, Zaten O bayrağı açtı dediler. Çatık kaşlı gür sesli bir civandı, O hem lider, hem de kalblerde candı. Milliyetçi, Ülkücü bir insandı, Ruhu bedeninden, taştı dediler. Mahşeri bir seldi aldı naşını, Eşi dostu tutamadı yaşını. Türk Dünyası kayıp etti başını, Ruhlar alemine, geçti dediler. İnancının desteği hep Kur'andı, Amaç milli birlik, hedef Turan'dı. Milleti uğruna hep baş koyandı, Ruhu da Cennet'e uçtu dediler. Hiç durmadı rahmet yağdı üstüne, Çok şey verdi düşmanına, dostuna. Titrer zemin gençlik döner aslına, Ülkücü gençliğe, baştı dediler. Sevenleri ağlayarak dövünür, Gençliğimiz Başbuğuyla övünür. Bu süt maya tuttu herkes sevinir, Dünya bu gençliğe, şaştı dediler. Mührünü vurmuştu, yaşanan çağa, Naaşı sarılmıştı şanlı bayrağa. Göz yaşıyla verdk kara toprağa, Gerçek dünya dedim, boştu dediler. Gazihan'ın rehber aldım fikrini, Ben ne diyem herkes bilir titrini. Türk Dünyası sayıyor bu hatrını, Ben sel dedim, akan yaştı dediler. Gazi Özcan |
||
|
||
| EFSANE LİDER Elli üç senedir Türk Dünyasında Hem güneş hem aydı Efsane Lider. Turan'ı görürdü hep rüyasında; Bulunmaz bir beydi Efsane Lider... Tek yumruk tek yürek tüm ülkücüler, Gören bir birine taziye diler... Otuz yıldır O'na BAŞBUĞ dediler; Her şerefe doydu Efsane Lider... Hak yolunda gider yolundan şaşmaz Seviyesi düşük sözle konuşmaz... Hiç bir zaman şahıslarla uğraşmaz; Erişilmez huydu Efsane Lider... Soyunun yok idi hiç karışığı, Müslüman Türk idi, hem Türk aşığı Bizim rehberimiz "Dokuz Işığı" Tüm cihana yaydı Efsane Lider... Ey Türkoğlu! Sevincinde tasanda Türk-İslam ülküsünü Anayasanda... Hesapta yok iken şu dört Nisan'da Hal emrine uydu Efsane Lider... Değiştiren var mı alın yazısın İyi öğrenmeli O'nun mazisin... Tüm Esir Türklerin gönül sızısın Yüreğinde duydu Efsane Lider... Sözünü duyup da kimse küsmesin, Kimse Deli Boran olup esmesin... Bizi bilmeyenler ahkam kesmesin; Ne şuydu, ne buydu Efsane Lider... Feyz almıştı tarihinden dininden, Zemin ve Asuman titrer ününden, Hayat hırkasını öz bedeninden, Ecel geldi soydu Efsane Lider... Dünya gidişini etti temaşa Samimi ülkücü düşmez telaşa Cismini toprağa fikrini başa Tüm sevenler koydu Efsane Lider... Aşık Nuri Şahinoğlu (Samimi) Yrd.Doç.Dr. Bekir Sami Özsoy |
||
|
||
| NİSAN BULUTLARI Nisan bulutları ağlarken gidişine Sulu sepken gözyaşlarıyla, Ya Allah Bismillah Sesleri sedalandı gökyüzünde. Yağmur ağladı, kar ağladı. Sevdan kavgan kavgamızı Yeniden kuşandı yüreklerimizde, Gün batarken. Fırtınalar çağrıştıran mevsimler Adını muştuladılar bahara, Yeryüzü sarsıntısı sana yakışan. Binlerce yıldız, Ölümünle ulunanan bedenlere, Nisan bulutları ağladı gidişine, Sulusepgen göz yaşlarıyla, Ya Allah Bismillah Sesleri sedalandı gökyüzünde. Toprak ağladı mezer ağladı, Yeminli yüz binler Bir ölür bin diriliriz derken Sedalanan tekbirle, Ki; arş-ı alada çakan şimşeklerin Gürlediği günde. Şehitler sayısınca bozkurt olur, Ötüken sırtlarında Asya çekik göçleri onun, Göçebe hüzenler taşırken dağlar ardına, Nafile düştü vuslatı senin ölümünle. Yetim yazgılı çocuklar ağladı gidişine, Mayısta binbir tane tomurcuk, Minnacık yüreklerde hüzün, Bu güz, Boynu bükük kalacak çiçeklerin diye, Tohum ağladı, tomurcuk ağladı, Hamile kadınlar ağladı, Doğacak çocuklar, Ya sana benzemezse diye. Yaşamayan bilmez bizi, Dıştan görmek ile Yeminli yüz binler uğurladı Seni tekbirlerle, Aşikar olurken gizler yürek acısını Gerçek çehrelerde, YA ALLAH BİSMİLLAH ... ALLAHUEKBER!.. Nisan bulutları ağlarken gidişine, Sulu sepken gözyaşlarıyla, Ya Allah Bismillah Sesleri sedalandı gökyüzünde. Sen bizi, biz seni Nisan'ın isyanının da uğurlarken Mayıs kavliyle Hakkını helal et diye, Gökyüzü, yeryüzü bir beden olduk, Fanilik hissini tadarken Göçebe bedenler Toprak ağladı mezar ağladı Yeminli yüzbinler bir ölür bin diriliriz derken Sedalanan tekbirlerle, Ki; arş-ı alada çakan Şimşeklerin gürlediği günde Şehitler sayısınca bozkurt ulur Ötüken sırtlarında. Alişan Satılmış |
||
|
||
| ÖZÜ TÜRKEŞ'İN Türk milleti var olduğu müddetçe, Asla kayıp olmaz izi Türkeş'in. Vatan için, bayrak için haykırdı, Gitmez kulaklardan Türkeş'in. Komünizmi yıkmak içindi davası, Balkanlar'ı, Türkistan'ı, Kafkas'ı. Esir Türkler idi asıl sevdası, En son gerçekleşti sözü Türkeş'in. Bakın kimler kimden hesap soruyor, İçerden dışardan tuzak kuruyor. Türkiye'de Türkler zulüm görüyor, Buna idi itirazı Türkeş'in. Tüm milliyetçiler ortayı bulsun, İslam ışığının nuruyla dolsun. Allah'ın rahmeti üstüne olsun, Gençlikte yaşıyor özü Türkeş'in. Kul Nuryim tarih doksan yedidir, Elli üç yıl çilesi zevk gibidir. Artık Ülkücüler söz sahibidir, Arkada kalmadı gözü Türkeş'in. Açık Kul Nuri |
||
|
||
| BAŞBUĞ'A AĞIT (Gazi Özcan) Bir ömrü ülkesine adadı, O Başbuğ'du, hem de bize babadı. Komünizmi kökünedek budadı, Başbuğum dünyadan göçtü dediler. O Başbuğ'du Bozkurt onun rehberi, Hep fikir üretti kalmadı geri. Turan ülkesiydi büyük eseri, Zaten O bayrağı açtı dediler. Çatık kaşlı gür sesli bir civandı, O hem lider, hem de kalblerde candı. Milliyetçi, Ülkücü bir insandı, Ruhu bedeninden, taştı dediler. Mahşeri bir seldi aldı naşını, Eşi dostu tutamadı yaşını. Türk Dünyası kayıp etti başını, Ruhlar alemine, geçti dediler. İnancının desteği hep Kur'andı, Amaç milli birlik, hedef Turan'dı. Milleti uğruna hep baş koyandı, Ruhu da Cennet'e uçtu dediler. Hiç durmadı rahmet yağdı üstüne, Çok şey verdi düşmanına, dostuna. Titrer zemin gençlik döner aslına, Ülkücü gençliğe, baştı dediler. Sevenleri ağlayarak dövünür, Gençliğimiz Başbuğuyla övünür. Bu süt maya tuttu herkes sevinir, Dünya bu gençliğe, şaştı dediler. Mührünü vurmuştu, yaşanan çağa, Naaşı sarılmıştı şanlı bayrağa. Göz yaşıyla verdk kara toprağa, Gerçek dünya dedim, boştu dediler. Gazihan'ın rehber aldım fikrini, Ben ne diyem herkes bilir titrini. Türk Dünyası sayıyor bu hatrını, Ben sel dedim, akan yaştı dediler. Gazi Özcan |
||
|
||
| O Gece... Dört nisan gecesi saat onkırkbeş Seven gönülleri yaktı kor ateş Bu giden son Başbuğ Alparslan Türkeş Dualar Tekbirler size Başbuğum Hakkını helal et bize Başbuğum... Dört nisan gecesi zifir karanlık Ínsan fani imiş hayat bir anlık Bayındır önünde en son yarenlik Dualar tekbirler size Başbuğum Hakkını helal et bize Başbuğum... Dediler ki: Başbuğ HAKK'a yürüdü Bozkurtlar çaresiz Çınar kurudu Göz yaşı selinden karlar eridi Dualar tekbirler size Başbuğum Hakkını helal et bize Başbuğum... Hastane önüne doldu Bozkurtlar Saçını başını yoldu Bozkurtlar Hem yetim hem öksüz kaldı Bozkurtlar Dualar tekbirler size Başbuğum Hakkını helal et bize Başbuğum... Başkan anlatıyor: Durmak bilmedi Seksen yıl çalıştı Asla yılmadı Bir çocuk haykırdı: Türkeş ölmedi Dualar tekbirler size Başbuğum Hakkını helal et bize Başbuğum... Gece saat üçte nöbet başladı Bir grup bıraktı biri başladı Íşte...son yolculuk böyle başladı Dualar tekbirler size Başbuğum Hakkını helal et bize Başbuğum... Nöbetler uzadı bitmek bilmedi Bozkurtlar uyumak yatmak bilmedi Gençlerin kapından gitmek bilmedi Dualar tekbirler size Başbuğum Hakkını helal et bize Başbuğum... Üç mayıs dokuzyüz kırk dört'ten beri Yürüdün en önde dönmedin geri En son gün...ardında üç milyon çeri Dualar tekbirler size Başbuğum Hakkını helal et bize Başbuğum... Milyonlar sel olmuş kente akıyor Müezzin ağlıyor... Selâ okuyor.. ÜÇ HÍLÂL BOYNUNU BÜKMÜŞ BAKIYOR.. DUALAR TEKBÍRLER SÍZE BAŞBUĞUM HAKKINI HELAL ET BÍZE BAŞBUĞUM... Ahmet YILMAZ ( Bu davaya gönül veren bir Güldalı.. ) |
||
|
||
| Bin dokuzyüzonyedi doğum tarihin Sana göçtün diyemedik Başbuğum Bir rüzgâr gibi geçtin dünyadan Daha biz sana doyamadık Başbuğum Adın Alparslan'dı, soyadın Türkeş Türk'e ata idin hem Türk'e eş Kadrini bilmeyen yürüyen bir leş Seni anlayanı da zor bulduk Başbuğum Gülerdi yüzün hiç asılmazdı Yüreklere su serper gönül kanardı Bu gidiş çok ani çok amansızdı Dönsen bile bıraktığın değişti Başbuğum Fotoğraflar albümlerde mi kalmalı Fikirlerin sokaklardan coşmalı Ölümse ölüm yarınlara koşmalı Sen gittinya pek zevki kalmadı Başbuğum Kavgalar yavan meselelerden artık Silahlar korkakların malı artık Sevdayı bilmeyen bir çok dünyalı artık Yüreklerde ülkü aşkı kalmadı Başbuğum Birkaç genç bir araya gelince Seni yad edip eskilere dalınca Bir an geldiğini sanıp ayağa kalkınca Derdimiz de tasamız da biter Başbuğum Sana öldü diyenler çirkin yılanlar Hakkında söyleniyor bir çok yalanlar Anlatamayan yaşamayan salaklar Senide ülkünü de yemin olsun yaşatacaz BAŞBUĞUM... Serkan Yıldırımoğlu |
||
|
||
BAŞBUĞ’UMA RAPOR --Aramızdan ayrılışının 10. Yıldönümü nedeniyle- Bu gün yıldönümü ayrılışının, Kurudu gözümün feri Başbuğum. Tadı yok ülkenin gidişâtının, 10 yıl daha gitti geri Başbuğum. Öyle yalnızız ki gittin gideli, Kırıldı sanki şu milletin beli. Kalk ta bir bak hele, ülkenin hâli, Acizliğin orta yeri Başbuğum. İktidarın ucundan yakaladık, Tamamını geleceğe sakladık. Bulmak için surdan bir gedik artık, Çalışır binlerce çeri Başbuğum. PKK eskiden daha azılı, Eriyince Sibirya’nın buzulu, Marksist, Leninist’i, cümle kızılı, Bugünlerde oldu gri Başbuğum. Cansu Doğruyol’ u yedi, bitirdi, Sonra siyasetten kaçtı kurtuldu. Kıratın üstüne Ağar oturdu, Kalmadı sürati, teri Başbuğum. Sıra geldi sonra Mesut Ağa’ya, Babavatan artık kaldı Erkan’a, Özal’ ın misyonu erdi tamama, Yok oldu olacak arı Başbuğum. Bildiğin Muhterem hiç boş duramaz, Saadet’e karışmaz ise olmaz. Recai’den iyi çoban bulamaz, Ardına takmış bir sürü Başbuğum. Evlatları Muhterem’den bıktılar, Yanlarına sadık kullar taktılar, Otuz voltluk bir de ampül yaktılar, Zaptettiler kaleleri Başbuğum. Baykalcılar geri meclise doldu, Karoğlan’ın güvercini kayboldu, Muhsin ayrıldı da sanki ne oldu? Geçemedi yüzde 1’i Başbuğum. Vekiller Baba’ yı emekli etti, O hâlâ koltuğa doymadı gitti. Demirel soyundan bir Murat bitti, Allah demiş ona “yürü” Başbuğum. Geçmiş yıllar bir de kriz yaşandı, Mark, Dolar fırladı, Lira aşındı. Dışarıdan kurtarıcı taşındı, Başladı ABD turu Başbuğum. Ülkenin kaderi; olmazsa olmaz, Yolsuzluk, yoksulluk gidiyor tam gaz. Nedense bitmiyor, aklımız almaz, Alçaklığın bin bir türü Başbuğum. Eşit değil adâletin tartısı, Eksisinden aza düştü artısı. Namusluyla namussuz orantısı, Nerdeyse yarıya yarı Başbuğum. Hayâli ihracat demode kaldı, Yeni yetme piçler titancı oldu. Herkes boşaltacak bir banka buldu, Artıyor ülkenin kiri Başbuğum. Enfilasyon aynı yerde sayıyor, Hökümet milletin gözün boyuyor, Kemal Ağbi bolca vergi koyuyor, Halimiz cehennem nârı Başbuğum. Başkente oturup emir buyurduk, Cümle teröristi geri koyurduk. Açı aç bıraktık, toku doyurduk, Vatandaş bir kemik-deri Başbuğum. Apo Suriye’de gezer dururdu, Yakalanıp İmralı’ya konuldu. Verseler yanına iyi olurdu, Bir hizmetçi, iki ....... Başbuğum. Çektik yıllar yılı cilveyi, nazı, Daha almıyorlar AB’ ye bizi. Onlar tavşan oldu, biz ise tazı, Yakalasa idik bari Başbuğum. Her yeri Kemal’in çiftliği sandık, İmar Bankasına biraz Uzan dık. Haaa, bu ara Örevizyon kazandık, Neyse bu Sertap’ ın sırrı Başbuğum. Sanatsal çabalar epey gelişti, Hergün tepemize bir yıldız düştü. Gündelik aşklara herkes alıştı, Doldurduk pavyonu, barı Başbuğum. Seda Sayan altıncı kez evlendi, Cimbom kupalardan erken elendi, Sibel’in kocası hapisten geldi, Bugünlerde saçı sarı Başbuğum. Eller çalışırken yan gelip yattık, Paramıza sunî değerler kattık. Baktık ki olmadı, sonundan attık, TL’den 6 sıfırı Başbuğum. Salıverdik Dicle ile Zana’yı, Aydınlar, enteller yaktı kınayı. Artık suç saymıyor kimse zinayı, Sektörde çalışma serî Başbuğum. Şemdinli’de patlak verdi ihanet, Diyarbakır, Batman Hak’ka emanet, Doğu kan gölüne döndü nihayet. Bizi buldu bütün şerri Başbuğum. Amerika Arapları güdüyor, Kerkük’ümü Kürt Devleti ediyor. Kıbrıs elimizden gitti gidiyor, Hiç kimse sormuyor soru Başbuğum. Durduk yerde Kürt sorunu yarattık, Peşi sıra kuş gribi türettik. Pastorize yumurtalar ürettik, Ayrıymış ak ile sarı Başbuğum. Dua ettim, gelsin diye ölüme, Avrupalı dil uzattı gülüme. Danimarka küfreder Resulüme, Ne yapmalı şu kâfiri Başbuğum? Tüm bunlar sıradan, günlük hadise, Tıkadık kulağı halktaki sese, Van’da Ermeni’ye açtık kilise Çalarlar serbestçe boru Başbuğum. Herkes özeniyor zengin olmaya, Ne edep koydular, ne ar, ne haya. Daha fazlasını yazardım amma, Ne zamanı ne de yeri Başbuğum. Biraz iyi şeyler olsaydı tabii, Onları da bir bir derdi ERBABİ. Kendini sorarsan, bildiğin gibi; O hâlâ sözünün eri Başbuğum. 4 Nisan 2007 OZAN ERBABİ – KAYSERİ |
||