Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/teshaber/public_html/erciyeszaferkurultayi.org/public_html/forum/arsiv.php on line 173

Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/teshaber/public_html/erciyeszaferkurultayi.org/public_html/forum/arsiv.php on line 173
Erciyes Türk Dünyası Kurultayı (Arşiv Ana sayfa) => Kurultayı'nın Serbest Kürsüsü

Konu: SOSYAL FOBİ

Sayfa: [ 1 ]

AYKAĞAN 14.07.2008 10:18:15
Sosyal fobi 

“Kalem aldın kaşlarını çatmaya / Hicap ettim adın sual etmeye.” Dadaloğlu
Sosyal anksiyete bozukluğu ve sosyal fobi eş anlamlı olarak kullanılan terimlerdir ve iki terim dönüşümlü olarak kullanılmaktadır. Sosyal anksiyete bozukluğu diğer insanların gözleri üzerinde olunduğunda yaşanan yoğun bir endişe halidir. Rahatsızlığın şiddeti ne kadar fazla ise o ölçüde başka insanlar için sıradan durumlar rahatsızlık kaynağı olacaktır. Sosyal anksiyetesi olanlar; konuşmayı başlatamazlar, göz göze gelmekten kaçınırlar, diğer insanlara göre daha az konuşurlar, daha uzun süre sessiz kalırlar, cevap vermekte gecikirler, konuşmaya eşit ölçüde katılamazlar, bazen meslekleri gereği insanlarla ya da toplum önünde konuşmak zorunda olsalar bile, yeterli ya da rahat görünmek için fazla çaba harcarlar. Dikkatleri kendilerine yönelmiş durumdadır; diğer insanların kendileriyle ilgili ne düşündüğüyle fazla meşguldürler; bu kendine yönelme süre giden bir iç diyalog halindedir. Sosyal anksiyete, fiziksel görünümle ilgili bir kaygı şeklinde de olabilir. Psikiyatrik hastalıklarla ilgili en yeni sınıflandırma sisteminde (DSM- IV, 1994), yaşanılan kaygı günlük yaşamı ciddi bir şekilde etkiliyorsa, 18 yaşının altındaki kişilerde en az altı ay boyunca devam etmişse bu durumda ‘sosyal anksiyete bozukluğu’ tanısı konulmaktadır. Sosyal fobide görülen bilişsel belirtiler özetle; “rezil olacağım”, “komik duruma düşeceğim”, “herkes ne kadar aptal olduğumu düşünecek”, “ne kadar beceriksiz olduğum anlaşılacak”, “bir daha kimse benimle arkadaşlık yapmak istemeyecek” şeklindedir. Bedensel belirtiler ise genellikle yüz kızarması, çarpıntı, terleme, titreme, gerginlik, midede rahatsızlık, ağız kuruluğu, nefes almada güçlük, bayılma hissi, baş dönmesi ve kulak çınlaması şeklinde kendini gösterir.
Son yıllarda sosyal fobi başta olmak üzere anksiyete bozukluklarıyla ilgili giderek daha fazla sayıda araştırma yapılmaktadır. Epidemiyolojik çalışmalarda sosyal fobinin ya da yeni adıyla sosyal anksiyete bozukluğunun (SAB) sık görülen bir bozukluk olduğunun saptanmasıyla sosyal fobiyle ilgili bu çalışmaların önemini arttırmıştır.


Sosyal Fobinin Nedenleri 

“Yoğun utanma duygusunun altında güçlü bir saklanma isteği vardır.” Darwin, 1872.
Sosyal fobinin nedenlerinin ne olduğuna dair çeşitli araştırmalar mevcut olmakla birlikte kesin olarak gösterilmiş tek bir neden yoktur. Daha çok biyolojik, genetik, yetiştiğimiz aile çevresi gibi bir çok faktörün muhtemelen hep birlikte etkisi sonucu ortaya çıkmaktadır. İyi haber, kesin tek bir nedenin olmaması tedavide bir engel teşkil etmemektedir. Yine de nedenleri hakkında bildiklerimiz tedavi metodumuzu daha anlaşılır kılacaktır. Bu nedenle sosyal fobinin nedenlerini bildiğimiz kadarıyla gözden geçirelim. Bu bölümde teknik bir çok açıklama mevcut. Hepsini anlamanız gerekmiyor. Bir kısmını yalnızca fikir vermesi açısından burada aktarmayı faydalı buldum.


Kendi kendine yapılabilecekler 

Toplum önünde konuşamama, dikkatlerin üzerinde toplanmasından rahatsızlık duyma ve bu ortamlardan uzak durma eşlik eden fiziksel belirtilerle birlikte sosyal anksiyete bozukluğunda görülür. Kitap okurken yaşadığınız sıkıntı da konuşurken duyduğunuz sıkıntıyla aynı doğrultuda bir belirti. Kafanızda olası başarısızlık ihtimaliyle ilgili kurduğunuz senaryolar duyduğunuz sıkıntıyı arttırıyor ve elbette başarısızlık olasılığını da. Kafanızda bir yazıyı sonuna kadar başarıyla okuduğunuzu ya da bir fıkrayı sonuna kadar anlattığınızı ve sonra arkadaşlarınızın bundan çok hoşlandıklarını kurun. Bu olumlu senaryonu kafanızda tekrar tekrar canlandırın ve bir videoyu hızla ileri sarar gibi tekrar tekrar oynatın. Kitap okumanız ya da fıkra anlatmanız gerektiğinde aynı şeyi yapın. Bir uzmanın desteğiyle çok daha fazla ilerleme kaydedebilirsiniz. 

Ve Rabia'nın hicabından taze yanakları gene eski nadide bir şarap gibi lal rengini alıvermişti." H. E. Adıvar.  Saygılar


Sayfa: [ 1 ]